Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2016/8713 E. 2020/8045 K. 25.06.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/8713
KARAR NO : 2020/8045
KARAR TARİHİ : 25.06.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, yaralama
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Sanık hakkında müşteki …’a yönelik yaralama suçundan kurulan hüküm yönünden;
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Sanığın aşamalarda suçlamayı kabul etmemesi, müştekinin soruşturma aşamasında aldırılan raporunda darp cebir izinin bulunmadığının tespit edilmesi, olayda tehdit suçunun müştekisi olan …’un soruşturma aşamasında sanığın müşteki …’yı iteklediğini, kovuşturma aşamasında ise kendisine yönelik eylemler esnasında kızı müşteki…’ nın bulunduğunu belirtip bu müştekiye yönelik yaralama eyleminden bahsetmemesi, olayın tanığının da bulunmaması karşısında; müşteki beyanının ne suretle sanık savunmasına üstün tutulduğu yeterince açıklanıp tartışılmadan yetersiz gerekçe ile hüküm kurulması,
2-Sanık hakkında müşteki …’a yönelik tehdit suçundan kurulan mahkumiyet hükmü yönünden;
02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK’nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
3-Her iki eylem yönünden kabulüne göre ise;
Tekerrüre esas alınan önceki mahkumiyetin, kesin nitelikteki adli para cezasından ibaret olması, karşısında, sanık hakkında TCK’nın 58. maddesinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’ın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, bozma ilamının 2 nolu bendi açısından diğer yönleri incelenmeksizin HÜKÜMLERİN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 25/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.