Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2016/9846 E. 2020/7826 K. 24.06.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/9846
KARAR NO : 2020/7826
KARAR TARİHİ : 24.06.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
A- Sanık hakkında mağdur …’a yönelik 06.02.2013 tarihli silahlı tehdit suçundan kurulan mahkumiyet hükmü yönünden;
1- Sanığın aşamalarda, kendisine yükletilen silahlı tehdit suçunu kabul etmemesi, sadece soruşturma aşamasında alınan 06.02.2013 tarihli beyanında mağdur …’a yönelik ” çocuğu göstermezseniz…’ diye hakaret ettim” şeklindeki beyanında sanığın söylediği sözün ifade tutanağına net biçimde geçmemesi, olayın görgü tanığının bulunmaması, suçta kullanıldığı iddia edilen bıçağın ele geçirilmemesi karşısında, sanık ve anlatımlarının yöntemince irdelenmesi ve tüm kanıtlar birlikte değerlendirilerek hangi anlatıma hangi nedenle üstünlük tanındığı açıklanıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, yetersiz gerekçe ile sanık hakkında silahla tehdit suçundan mahkumiyet hükmü kurulması,
2- Kabule göre de; Anayasa Mahkemesi’nin karar tarihinden sonra 24/11/2015 günlü Resmi Gazete’de yayımlanan 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı, TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin kararın ve TCK’nın 53/1-c maddesinde düzenlenen hak yoksunluğunun uygulanma süresi ve şeklinin Kanunda öngörülen biçimde uygulanması zorunluluğu,
B- Sanık hakkında mağdurlar … ve …’a yönelik 05.02.2013 tarihli tehdit suçlarından kurulan mahkumiyet hükümleri yönünden;
1) Sanığın mağdurlara yönelik tehdit eylemlerinin diğer mağdur …’a yönelik silahla tehdit suçu ile birlikte işlenmediği anlaşılmakla, 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK’nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçlarının uzlaştırma kapsamında bulunduğu anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
2- Kabule göre de;
a) İddianame içeriğindeki anlatıma ve gerekçeli karardaki kabule göre, sanığın her iki mağduru, aynı olay nedeniyle, aynı fiille ve aynı suç kastı ile tehdit ettiğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında TCK’nın 43/2. maddesinin uygulanma ihtimali tartışılmadan, mağdur sayısınca mahkumiyet hükümleri kurulması,
b) Anayasa Mahkemesi’nin karar tarihinden sonra 24/11/2015 günlü Resmi Gazete’de yayımlanan 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı, TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin kararın ve TCK’nın 53/1-c maddesinde düzenlenen hak yoksunluğunun uygulanma süresi ve şeklinin Kanunda öngörülen biçimde uygulanması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık …’un temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 24.06.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.