YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/17977
KARAR NO : 2019/8371
KARAR TARİHİ : 08.05.2019
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Tehdit
HÜKÜM : Mahkumiyet
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, sanık hakkında Antalya 4. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2016/433 Esas 2016/341 sayılı kararı ile silahla tehdit suçundan verilen beraat hükmünün, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi 2016/183 (E) ve 2017/250 (K) sayılı kararı ile mahkumiyet hükmü kurularak TCK’nın 106/2-a maddesi uyarınca silahla tehdit suçundan 1 yıl 8 ay hapis cezasına hükmolunduğu, sanık hakkında kurulan hükmün değişmesi ve o yer Cumhuriyet savcısının sanığın beraat etmesi yönünde ve suçun vasfına yönelik temyizi nedeniyle Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükmün temyizi kabil olduğu anlaşılmakla,
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, CMK’nın madde 288 – (1) Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. (2) Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır şeklinde düzenlemede gözetilerek yapılan incelemede;
1-Sanığın, çalıştığı Belediyede sürekli gerekçe olmadan yer değişikliğine maruz kaldığını, bunun sebebinin kendisinden idari sorumlu katılan olduğunu, olay öncesi de katılan tarafından tanıklar …. ve ….’nin önünde azarlanması nedeniyle rencide olduğunu düşünerek alkol aldıktan sonra katılanın vicdan azabı çekmesini istediği için odasına tüfekle girerek intihar girişiminde bulunduğunu beyan ettiği, olay yerinde bulunan tanık …’nin soruşturma aşamasındaki beyanında, sanığın kendisini öldüreceğim diyerek silahın namlusunu katılana uzattığı, duruşmadaki beyanlarda, ”kendimi öldürürsem sorumlusu sensin” diyerek masaya doğru giderek silahı havaya kaldırdığını yine ”kendimi öldüreceğim” diyerek masaya yöneldiğini, silahı havaya kaldırdığını belirttiği, tanık …’nin beyanında, ”kendimi öldüreceğim” diyerek silahını havaya kaldırdığını, sonraki beyanlarda sanığın tüfeği hafif yukarı doğrultup mermiyi ağzına vererek yürüdüğü, …’ye yürürken ”sebebi sensin kendimi öldüreceğim” dediği, tanık….’in beyanlarında silahı alırken kendisini öldürmeye geldiğini belirttiği, sonrasında silahı doğrulturken kendisini öldürmeye geldiği şeklinde anlatımı ve katılanın beyanında ise, sanığın kendini öldüreceğini ve sorumlusu sizsiniz diyerek yürüdüğünü, tüfeği doğrultmak istediğinde …’in tuttuğunu sonraki anlatımlarda ise, sanığın tüfekle gelerek intihar edeceğini söylemesi üzerine, git dışarda intihar dediğini,sanığın masasına doğru yürüyerek geldiğini ve tüfeği kaldırmaya çalışırken engel olunduğu şeklinde anlatımlar ve tanık ….’un sanığın kendisini olay tarihinde ve saatinde telefonla arayarak intihar edeceğini ve hakkını helal etmesini söylediği şeklinde ifadesi karşısında, katılan ve tanık anlatımları arasındaki çelişkilerin giderilmeye çalışılması, giderilemediği takdirde yöntemince tartışılıp irdelenerek hangi anlatıma hangi nedenle üstünlük tanındığı da açıklanıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Kabule göre de;
a-Sanığın, katılan tarafından gerekçesiz olarak sürekli görev yerinin değiştirildiğini, tanıklar … ve …’ın önünde azarlanarak rencide edildiğini iddia etmesi karşısında, bu hususlar değerlendirilip, olayın çıkış nedeni ve gelişmesi üzerinde durulmadan TCK’nın 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
b-Temel cezanın alt sınırdan tayin edilmesi ve TCK’nın 62.maddesi gereğince takdiren indirim uygulanması karşısında, gerekçe gösterilmeden ertelenen cezaya 3 yıl denetim süresi belirlenmesi,
Kanuna aykırı,sanık .. ve Bölge Adliyesi Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeksizin HÜKMÜN 5271 sayılı CMK’nın 304/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, Bölge Adliye Mahkemesine GERİ GÖNDERİLMESİNE, 08.05.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.