YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/19559
KARAR NO : 2019/15946
KARAR TARİHİ : 15.10.2019
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tehdit
HÜKÜM : Mahkumiyet
Bozmaya uyularak; Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, sanığın yüzüne karşı karar verilirken temyiz süresinin ”tefhim/tebliğ” tarihinden itibaren başlayacağı belirtilerek, kanun yolunda yanılgılı uygulamaya yol açılmışsa da, sanık …’ın süresi içerisinde temyiz dilekçesi sunduğu belirlenerek dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1) 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10. maddesine göre tebligatın, öncelikle muhatabın beyan ettiği en son adrese yapılması, bu adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilip,bu adrese tebligatın yapılması, bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres esas alınarak, Tebligat Kanununun 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanunun 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından, tebligata, Tebligat Kanununun 23/1-8 ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanununun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerekmektedir.
Bu açıklamalar karşısında, sanık …’a, uzlaşma bürosu tarafından gönderilen uzlaştırma teklifinin sanığın en son bildirdiği adresine 03/05/2017 tarihinde tebliğe çıkarıldığı ve tebligatın iade geldiği, sanığın iade gelen tebligat tarihinde başka suçtan cezaevinde olduğu, müşteki …’e ise uzlaştırma teklifinin tebliğ edilip edilmediğine ilişkin dosyada ve UYAP’ta herhangi bir evrakın olmadığı, ayrıca taraf olmayan başka bir şahsa ait uzlaştırma teklif zarfının dosya içerisinde bulunduğu anlaşılmakla, sanık … ve müşteki …’e usulüne uygun uzlaştırma teklifi yapılmadan yazılı şekilde sanık hakkında hüküm kurulması,
2) Kabule göre de; adli sicil kaydına göre birden fazla sabıkası bulunan mükerrir sanık hakkında, hangi ilamın tekerrüre esas alındığının denetime olanak verecek biçimde karar yerinde gösterilmemesi,
Kanuna aykırı ve sanık …’ın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeksizin HÜKMÜN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 15/10/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.