Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2018/2714 E. 2021/22328 K. 22.09.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/2714
KARAR NO : 2021/22328
KARAR TARİHİ : 22.09.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, kasten yaralama, hakaret, mala zarar verme, konut dokunulmazlığının ihlali
SUÇ TARİHLERİ : 30/01/2013-31/01/2013
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, düşme
TEMYİZ EDENLER : Sanık, O Yer Cumhuriyet Savcısı
K A R A R

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1-Sanık hakkında katılan …’a yönelik hakaret, kasten yaralama ve mala zarar verme eylemlerinden kurulan kararda öngörülen cezaların nitelik ve niceliğine göre, verildikleri tarih itibariyla hükümlerin temyiz edilemez olduğu anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca sanık …’ın tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2-Sanık hakkında katılanlar … ve …’a yönelik tehdit suçundan kurulan hükmün incelenmesinde
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, mahkemenin takdir ve gerekçesi yeterli görüldüğünden tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmeyerek yapılan incelemede;
Sanığa yükletilen tehdit eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Tehdit suçundan sonuç cezanın 2 yıl 1 ay yerine, 1 yıl 13 ay hapis cezası olarak eksik tayin edilmiş ise de, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma yapılamayacağı,
Anlaşıldığından sanık …’ın ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye aykırı olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
3-Sanık hakkında katılanlar … ve …’a yönelik hakaret suçu, katılan …’a yönelik tehdit ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde ise ;
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
a-Sanık hakkında katılanlar … ve …’a yönelik hakaret suçu açısından, katılanların şikayetçi oldukları ve şikayetlerinin de devam ettiği gözetilmeden, sanık hakkında “katılanların şikayetten vazgeçtikleri” şeklindeki gerekçesi ile düşme kararı verilmesi,
b-Sanık hakkında katılan …’a yönelik tehdit ve konut dokunulmazlığının ihlali suçları açısından;
aa-CMK’nın 170. maddesinin 3, 4 ve 6. fıkraları uyarınca, iddianamede mağdur veya suçtan zarar görenlerin kimliği, yüklenen suç ve uygulanması gereken kanun maddeleri mevcut delillerle ilişkilendirilerek yüklenen suçu oluşturan olaylar gösterilmeli, aynı Kanun’un 225. maddesine göre de, hüküm ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilmelidir. Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun Dairemizce de benimsenen 21/02/2012 gün 4/570-51 sayılı Kararında açıklandığı üzere, soruşturma evresinde elde ettiği kanıtlardan ulaştığı sonuca göre iddianameyi hazırlamakla görevli iddia makamı, CMK’nın 225/1. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasının sınırlarını belirlemektedir. Bu bakımdan iddianamede yüklenen suçun unsurlarını oluşturan fiil/fiillerin nelerden ibaret olduğunun hiçbir duraksamaya yer bırakmayacak biçimde açıklanması zorunludur. Böylelikle sanık, iddianameden üzerine atılı suçun ne olduğunu hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde anlamalı, buna göre savunmasını yapabilmeli ve kanıtlarını sunabilmelidir. İddianame, sanığa isnat edilen ve suç sayılan maddi fiilleri açıkça göstermeli, hukuki nitelendirmesi yapılan fiilin kanunda karşılığı olan suç ve cezası hakkında bilgi içermelidir. İsnat edilen suçun dayanağı olan maddi olaylar hakkında savunmasını yapabilecek şekilde sanığın bilgilendirilmemesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin adil yargılanma hakkına ilişkin 6/3-a maddesinin ihlaline de yol açacaktır.
Bu açıklamalar ışığında Gelibolu Cumhuriyet Başsavcılığı’nca düzenlenen iddianamede, sanık hakkında katılan …’a yönelik konut dokunulmazlığının ihlali eylemi nedeniyle CMK’nın 170. maddesine uygun olarak açılmış bir davanın bulunmadığı ve atılı suçtan hüküm kurularak dava konusunun dışına çıkıldığı gözetilmeden, yargılamaya devam edilip yazılı şekilde hüküm kurulması suretiyle Anayasa’nın 90, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin adil yargılanmayı düzenleyen 6. ve CMK’nın 225/1. maddelerine aykırı davranılması,
bb-6545 sayılı Kanun’un 72. maddesiyle, CMK’nın 231/8. maddesinde yapılan değişikliğin suç tarihi itibariyla yürürlükte olmaması nedeniyle, CMK’nın 231. maddesinin uygulanmasına engel mahkumiyeti bulunmayan sanığın, kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurularak, yeniden suç işleyip işlemeyeceği konusunda bir değerlendirme yapılıp, sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, “sanığın sabıkasında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı bulunduğundan, sanık hakkında CMK’nın 231. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına” şeklindeki kanuni olmayan gerekçeyle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
cc-CMK’nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaştırma hükümlerinin yeniden düzenlenmesi, sanığa isnat edilen TCK’nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunması, konut dokunulmazlığının ihlali suçunun ise, suç tarihi itibariyla 5271 sayılı CMK’nın 253/3-son cümlesi uyarınca tehditle birlikte işlenmesi nedeniyle uzlaşma kapsamında bulunmadığının anlaşılması ve yeni düzenleme karşısında, konut dokunulmazlığını ihlal suçu yönünden de uzlaştırma önerisinde bulunulmasının gerektiği anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz nedenleri yerinde görülmüş olduğundan, tebliğnameye uygun olarak, HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 22/09/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.