YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/6055
KARAR NO : 2018/21242
KARAR TARİHİ : 06.12.2018
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tehdit
HÜKÜM : Mahkumiyet
Bozma üzerine yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığa yükletilen tehdit eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak,
İlk mahkumiyet hükmünde sanık hakkında verilen hapis cezasının ertelenmesi ve bu hükmün yalnızca sanık müdafii tarafından temyiz edilmiş olması karşısında; bozma sonrası verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmesinden sonra denetim tedbirine uymayan sanık hakkında açıklanması geri bırakılan hüküm açıklanırken ertelenmenin kazanılmış hak oluşturduğu gözetilmeyerek verilen hapis cezasının ertelenmemesi suretiyle 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesine uyulmaması,
Kanuna aykırı ve sanık … ve müdafilerinin temyiz iddiaları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün bu nedenle BOZULMASINA, ancak bu aykırılık yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktası, sanık hakkında verilen 5 ay hapis cezasının 5237 sayılı Kanunun 51. maddesi uyarınca ertelenmesine, takdiren 1 yıl denetim süresi belirlenmesine, denetim süresi için herhangi bir yükümlülük yüklenmemesine ve 51/7. maddesi gereğince ihtarat yapılmasına ve kısa süreli hapis cezasının ertelenmiş olduğu gözetilerek TCK’nın 53/1. maddesinin uygulanmasına dair kısmın karardan çıkarılması şeklinde DÜZELTİLEREK ve başkaca yönleri Kanuna uygun bulunan hüküm, bu bağlamda ONANMAK suretiyle 5320 sayılı Kanunun 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca davanın esasına, 06/12/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.