Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2018/840 E. 2018/21459 K. 11.12.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/840
KARAR NO : 2018/21459
KARAR TARİHİ : 11.12.2018

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : İmar kirliliğine neden olma
HÜKÜM : Davanın reddi, direnme

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, 02.12.2016 gün ve 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 38. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanuna; “(1) Bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verilen kararlarla ilgili Yargıtay ceza daireleri tarafından verilen bozma kararları üzerine mahkemelerce verilen direnme kararları, kararına direnilen daireye gönderileceğinin belirtilmiş olması nedeniyle, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nca Dairemize gönderilen dosya yeniden okunarak gereği görüşülüp düşünüldü;
Yerel Mahkemece gerekçeli kararda bozma öncesi kararda yer almayan, Dairemiz bozma kararının içeriğini karşılar şekilde, sanık hakkında kurulan hükümde davanın reddine karar verilmesine ilişkin yeni gerekçelere yer verilerek tekrar eski kararın verildiğinin anlaşılması karşısında, bozma kararında belirtilen hususların tartışılarak yeniden kurulan hükmün temyiz incelemesine tabi “YENİ HÜKÜM” niteliğinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi,
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede:
1-5271 sayılı CMK’nın 223.maddesinin 7. fıkrasında “Aynı fiil nedeniyle aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa, davanın reddine karar verilir” hükmü yer almaktadır. Mükerrer davadan bahsedilebilmesi için, sanık hakkında açılan her bir davanın tarafları, suç tarihleri ve olayının aynı olması gerekmektedir.
Somut olayda, Bursa 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 2007/871 esas sayılı dosyası ile yargılama yapılıp karar verildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, bahse konu dava dosyasında, sanığın, 25.04.2006 tarihli tutanakta gösterilen eylemi nedeniyle 17.11.2007 tarihinde iddianame düzenlenerek yargılamasının yapıldığı, yargılama sonucunda
./..
-2-

erteli mahkumiyet cezası aldığı, incelemeye konu dosyada ise, sanığın ilk tutanaktan sonra yapım faaliyetine devam edip inşaatı tamamladığını saptayan 08.11.2007 tarihli tutanağa dayanılarak iddianame düzenlendiği, bu nedenle açılan davanın, ilk iddianameden önceki bir eyleme ilişkin bulunması karşısında, zincirleme suç hükümlerinin uygulanacağı gözetilerek, TCK’nın 184/1, 43/1, 62. maddeleri uygulandıktan sonra sonuç cezadan kesinleşen 10 ay hapsin mahsubu ile kalan cezanın sonuç ceza olarak hükmedilmesi şeklinde değerlendirme yapılması gerekirken yerinde olmayan gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi,
2-Hükümden sonra, 18/05/2018 tarihinde 30425 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7143 sayılı Kanun’un 16. maddesi ile 3194 sayılı İmar Kanunu’na eklenen geçici 16. madde uyarınca sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan … vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, HÜKMÜN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 11/12/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.