Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2019/1802 E. 2019/12462 K. 03.07.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/1802
KARAR NO : 2019/12462
KARAR TARİHİ : 03.07.2019

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, kararı yalnızca sanık …’nin, hakkında kurulan mahkumiyet hükümleri yönünden temyiz ettiği belirlenerek dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Sanığın olay tarihinde saat 12:50 sırasında katılana yönelik “Ben bugüne kadar ona birşey yapmamıştım, bundan sonra onu gördüğüm yerde indireceğim, onun a… koyacağım, anasını sinkaf edeceğim” dediğinin kabul edilmesi ve sanığın bu sözlerinin bir bütün halinde tehdit suçunu oluşturduğunun anlaşılması karşısında, hakaret suçundan kurulan hükümde zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağının düşünülmemesi,
2-Tehdit ve kabule göre de hakaret suçu yönünden;
02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaştırma hükümlerinin yeniden düzenlenmesi, sanığa isnat edilen TCK’nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunması, hakaret suçunun ise, suç tarihi itibariyle 5271 sayılı CMK’nın 253/3-son cümlesi uyarınca tehdit suçuyla birlikte işlenmesi nedeniyle uzlaşma kapsamında bulunmadığının anlaşılması ve yeni düzenleme karşısında, hakaret suçu yönünden de uzlaştırma önerisinde bulunulmasının gerektiği anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,

3-Sanığın, hakaret eylemini katılanın evinin önünde gerçekleştirdiğinin anlaşılması karşısında, TCK’nın 125/4. maddesinde öngörülen aleniyet unsurunun oluşup oluşmadığının tartışılmaması,

Bozmayı gerektirmiş, sanık …’nin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, HÜKÜMLERİN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı bakımından sanığın kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 03/07/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.