Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2019/2431 E. 2019/16033 K. 16.10.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/2431
KARAR NO : 2019/16033
KARAR TARİHİ : 16.10.2019

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Silahla tehdit
HÜKÜM : Mahkumiyet

Bozma kararı üzerine; Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, sanık …’ın silahla tehdit eylemini, temyiz dışı sanıklar… ve …ile iştirak iradesi içinde birlikte işlediği halde TCK’nın 106/2-c maddesi gereğince uygulama yapılması gerektiği gözetilmemiş ise de, karşı temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı belirlenerek yapılan incelemede,
Sanığa yükletilen silahla tehdit eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükümleri etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak;
Sanık hakkında bozma öncesinde kurulan ilk hükümde TCK’nın 106/2-a,c maddesi uyarınca hükmolunan hapis cezasının, TCK’nın 51. maddesi uyarınca ertelenerek 1 yıl denetim süresi belirlenmesi ve bu hükmün sadece sanık müdafi tarafından temyiz edilmiş olması karşısında, sanık hakkında bozma sonrasında açıklanan hükümde TCK’nın 51. maddesi uygulanmayarak kazanılmış hakkının gözetilmemesi suretiyle 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesine aykırı davranılması,
Kanuna aykırı ve sanık … müdafiinin temyiz iddiaları yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle BOZULMASINA, 5320 sayılı Kanunun 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca bu aykırılık, yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bulunduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktasının; hüküm fıkrasına “CMK’nın 326/son maddesi gereğince
sanığın kazanılmış hakkı gözetilerek TCK’nın 51. maddesi uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezasının ertelenmesine, TCK’nın 51/3. maddesine göre sanığın 1 yıl süre ile denetim süresine tabi tutulmasına, denetim süresinin herhangi bir yükümlülük belirlenmeden ve uzman kişi görevlendirilmeden geçirilmesine” ifadesinin eklenmesi ve kısa süreli hapis cezasının ertelenmesi karşısında, TCK’nın 53/1. maddesindeki hak yoksunluklarının uygulanmasına ilişkin kısmın karardan çıkarılması biçiminde DÜZELTİLMESİNE ve başkaca yönleri Kanuna uygun bulunan hükmün bu bağlamda ONANMASINA, 16/10/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.