YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/2525
KARAR NO : 2019/12268
KARAR TARİHİ : 02.07.2019
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Silahla tehdit
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede:
Sanığa yükletilen silahla tehdit eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak,
Bozma öncesi verilen 20/02/2008 tarihli ilk mahkumiyet hükmünde, sanık hakkında verilen hapis cezasının ertelenmesi ve bu hükmün aleyhe temyiz edilmemiş olması karşısında; bozma sonrası verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmesinden sonra deneme süresi içinde yeniden suç işleyen sanık hakkında açıklanması geri bırakılan hüküm açıklanırken ertelemenin kazanılmış hak oluşturduğu gözetilmeyerek verilen hapis cezasının ertelenmemesi suretiyle 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesine aykırı davranılması,
Kanuna aykırı, sanık …’ın temyiz iddiaları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA, ancak bu aykırılık yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktası, hüküm fıkrasından “sanık hakkında TCK’nın 51. hükmünün uygulanmasına yer olmadığı” ibaresinin çıkartılmasına ve sanık hakkında verilen 1 yıl 8 ay hapis cezasının 5237 sayılı Kanunun 51. maddesi uyarınca ertelenmesine, önceki kararda
denetim süresinin gerekçe gösterilmeden alt sınırdan uzaklaşılması nedeniyle TCK’nun 51/3. maddesi uyarınca sanık hakkında takdiren 1 yıl 8 ay denetim süresi belirlenmesine, sanığın kişiliği ve sosyal durumu gözetilerek denetim süresinin herhangi bir yükümlülük belirlenmeden veya uzman kişi görevlendirilmeden geçirilmesine, TCK’nın 51/7-8 maddeleri uyarınca sanığın denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi halinde ertelenen cezasının tamamen infaz kurumunda çektirilmesine, denetim süresinin iyi halli olarak geçirilmesi halinde cezanın infaz edilmiş sayılmasına, TCK’nın 53/1-c maddesindeki hak yoksunluğunun sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden uygulanmamasına şeklinde DÜZELTİLEREK ve başkaca yönleri Kanuna uygun bulunan hüküm, bu bağlamda ONANMAK suretiyle 5320 sayılı Kanunun 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca davanın esasına, 02/07/2019 tarihinde oybirliğyle karar verildi.