YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/256
KARAR NO : 2021/23171
KARAR TARİHİ : 30.09.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1- Katılan sanık … müdafisinin yüzüne karşı verilen karar sonrasında, adı geçenin müdafisinin 12/10/2015 tarihli süre tutum dilekçesiyle, kararı “sanık müdafii” sıfatıyla ve mahkumiyet hükmü yönünden temyiz ettiği, gerekçeli kararın kendisine tebliğinden sonra ise bu sefer 04/11/2015 tarihli dilekçesiyle, sanık … hakkında kasten yaralama suçundan kurulan beraat hükmüne karşı da temyiz başvurusunda bulunduğu, dolayısıyla beraat kararına yönelik temyiz dilekçesinin süresi içerisinde verilmediği,
Anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanun’un 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca, tebliğnameye aykırı olarak, katılan … vekilinin TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2- Tehdit suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün temyizine gelince;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
a- 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK’nın 106/1. maddesinin ilk cümlesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamına alındığı anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek uzlaştırma işlemi uygulanıp, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
b- Katılanların ifadeleri ve tüm dosya kapsamına göre, suçun, aynı fiille birden fazla kişiye karşı işlendiğinin anlaşılması, Mahkeme kabulünün ilk kısmında da, eylemin birden fazla görevliye yönelik gerçekleştirildiğinin anlatılması karşısında, sanığın cezasında TCK’nın 43/2. maddesinde düzenlenen zincirleme suça ilişkin hükme göre artırım yapılması gerektiği gözetilmeden, “katılan sanığın tehdit eylemini sadece diğer katılan sanığa yönelttiği” şeklindeki, yerinde olmayan ve kabulün ilk kısmı ile çelişen gerekçeyle, anılan Kanun maddesinin uygulanmaması,
c- TCK’nın 58. maddesi uygulanırken, 5275 sayılı Kanun’un 108/2. maddesi uyarınca, sanığın adli sicil kaydındaki en ağır cezayı içeren … 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2010/461 Esas ve 2011/141 Karar sayılı ilamıyla, uyuşturucu madde ticareti suçundan 6 yıl hapis cezasına mahkumiyet hükmünün tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmeden, daha az cezayı içeren ilamın esas alınması,
d- 17/10/2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24. maddesiyle değişik CMK’nın 251. maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, CMK’ya 7188 sayılı Kanunla eklenen geçici 5. maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesi’nin 14/01/2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38. maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve CMK’nın 251/1. maddesi kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa’nın 38. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nın 7 ve CMK’nın 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafisinin temyiz nedenleri yerinde görülmekle, tebliğnameye uygun olarak, HÜKMÜN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayıp sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 30/09/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.