YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/265
KARAR NO : 2021/22522
KARAR TARİHİ : 23.09.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
KARAR
Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi, kararın niteliği ile suç tarihine göre, hükümden önce 05/08/2017 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7035 sayılı Kanun’un 21. maddesi ile 5271 sayılı CMK’nın 291. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen ve yedi gün olarak öngörülen temyiz süresinin, on beş gün olarak değiştirildiği; ancak Bölge Adliye Mahkemelerinin faaliyete geçtiği 20/07/2016 tarihinden önce verilen ve Yargıtay’dan geçen dosyalar hakkında, 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca hüküm kesinleşinceye kadar 1412 sayılı CMUK’nın 305 ila 326. maddelerinin uygulanmasının gerektiği ve anılan Kanun’un 310. maddesi uyarınca da temyiz süresinin bir hafta olduğu gözetilmeden, hükümde bu sürenin “15 gün” olarak yazılması suretiyle yanıltıcı ifade kullanıldığından, katılan vekilinin temyiz isteğinin süresinde gerçekleştirildiği, ayrıca suç tarihinin “29/10/2013” yerine “30/10/2013” şeklinde hatalı yazımının, mahallinde düzeltilebilecek maddi hata niteliğinde olduğu kabul edilerek dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanığın tüm aşamalarda, eski kayınvalidesi olan katılanın, çocuğunu kendisine düşman yetiştireceğine ve onu göstermeyeceğine dair çevreye olumsuz sözler söylediğini, hatta eski eşine tecavüz ettiği iddiasını ortaya attığını, onun yüzünden eşinden ayrıldığını ve çocuğunu da göremediğini, bu nedenle sinirlenerek suça konu mesajı gönderdiğini savunması karşısında, olayın çıkış nedeni ve gelişimi üzerinde durularak, sanık hakkında TCK’nın 29. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
2-Uygulamaya göre sonuç hapis cezasının, 6 ay 7 gün yerine, 5 ay 25 gün olarak belirlenmesi,
3-Kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında, TCK’nın 53/4. maddesi uyarınca, anılan Kanun maddesinin ilk fıkrasında düzenlenen hak yoksunluklarına hükmedilemeyeceğinini gözetilmemesi,
4-17/10/2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24. maddesiyle değişik CMK’nın 251. maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, CMK’ya 7188 sayılı Kanunla eklenen geçici 5. maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesi’nin 14/01/2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38. maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve CMK’nın 251/1. maddesi kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa’nın 38. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nın 7 ve CMK’nın 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, katılan … vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmekle, tebliğnameye aykırı olarak, HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayıp sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 23/09/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.