YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/3236
KARAR NO : 2019/13429
KARAR TARİHİ : 11.09.2019
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, ceza verilmesine yer olmadığı
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
A-Sanık … hakkında hakaret eyleminden kurulan kararda öngörülen cezanın nitelik ve niceliğine göre, verildiği tarih itibariyle hükmün temyiz edilemez olduğu anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca sanık …’nın tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE,
B-Sanık …’a yükletilen hakaret eyleminden kurulan ceza verilmesine yer olmadığına ilişkin hükmün temyiz incelemesinde;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, sanığın eyleminin TCK’nın 129/3. maddesi kapsamında kaldığının kabul edilmesi rağmen, hüküm fıkrasında CMK’nın 223/4. maddesi gösterilmemiş ise de, bu hususun mahallinde düzeltilebilir maddi hata olduğu kabul edilerek yapılan incelemede:
Eyleme ve yükletilen suça yönelik katılan …’nın temyiz iddiaları yerinde görülmediğinden, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
C-Sanık … hakkında tehdit eyleminden kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyize gelince;
1-02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK’nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
2-Kabule göre de;
Sanığın aşamalarda katılan ile aralarında alacak verecek meselesi nedeniyle husumet olduğunu beyan etmesi karşısında, olayın başlangıç ve gelişimi üzerinde durulup, TCK’nın 29. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’nın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeksizin HÜKMÜN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 11/09/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.