Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2019/3479 E. 2021/24726 K. 18.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/3479
KARAR NO : 2021/24726
KARAR TARİHİ : 18.10.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

K A R A R
Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
A-O yer Cumhuriyet savcısının temyiz talebinin incelenmesinde;
Temyiz süresi yönünden yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK’nın 310. maddesi gereğince Cumhuriyet savcısı tarafından dilekçenin karar tarihinden itibaren bir aylık süre içinde verilmediği anlaşıldığından, tebliğnameye uygun olarak, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca, o yer Cumhuriyet savcısının, TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
B-Sanığın temyiz talebine gelince;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Kendisine uzlaştırma işlemlerini gerçekleştirmek üzere dosya tevdi edilen uzlaştırmacının, öncelikle uzlaştırma teklifi yapılacak ilgililere telefon, telgraf, faks, elektronik posta gibi araçlardan yararlanılmak suretiyle uzlaştırma teklifi yapmak üzere çağrı yapması, şayet belirtilen şekilde çağrı yapılamaz ise bu defa uzlaştırmacının ilgili savcılık nezdinde kurulmuş uzlaştırma bürosundan uzlaşma teklifi yapılmasını talep etmesi gerektiği, böyle bir taleple karşılaşan büronun da muhatabına ulaşamaması durumunda öncelikle muhatabın bilinen son adresine tebliğ yapması, tebligatın iade gelmesi durumunda bu defa muhatabın MERNİS adresinin tespitini yaparak, MERNİS adresi ile bilinen en son adresin aynı olduğunun anlaşılması halinde 7201 sayılı Kanun’un 21/2. maddesi gereğince işlem yapılması, MERNİS adresinin farklı bir adres olduğunun anlaşılması durumunda ise MERNİS adresine aynı Kanun’un 10/1. maddesi gereğince tebligat yapılması gerekmektedir.

Bu açıklamalar karşısında, uzlaştırma bürosu tarafından, uzlaşma teklif formunun katılan …’nin en son bildirdiği adrese MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin Tebligat Kanununun 21/1. maddesine göre tebliğe çıkarılması gerekirken doğrudan MERNİS şerhli tebliğe çıkartıldığı ve muhtara tebliğ edildiği anlaşılmakla; uzlaştırma ve tebligat işlemlerinin usulsüz olduğu gözetilmeden, hakaret ve tehdit suçlarından yargılamaya devamla yazılı şekilde hükümler kurulması,
2-Kabule göre de;
a-Tehdit suçundan kurulan hüküm yönünden;
Sanık ile mağdur … … arasında uzlaşmanın sağlanması ve mağdura yönelik tehdit suçundan düşme kararı verilmesi karşısında; sanık hakkında katılan …’ye yönelik tehdit suçundan kurulan hükümde koşulları bulunmadığı halde TCK’nın 43/2/1. maddesi uygulanarak fazla ceza tayini,
b-Her iki suçtan kurulan hükümler yönünden;
17/10/2019 gün ve 7188 sayılı Kanunun 24. maddesiyle değişik CMK’nın 251. maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, CMK’ya 7188 sayılı Kanunla eklenen geçici 5. maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14/01/2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38. maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve CMK’nın 251/1. maddesi kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa’nın 38. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nın 7 ve CMK’nın 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık …’nun temyiz nedenleri yerinde görülmüş olduğundan, tebliğnameye uygun olarak HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 18/10/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.