Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2019/3869 E. 2019/13888 K. 18.09.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/3869
KARAR NO : 2019/13888
KARAR TARİHİ : 18.09.2019

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tehdit
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvuruların süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1) Sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın 11.09.2012 tarihinde itiraz edilmeden kesinleştirildiği, ancak sanığın yokluğunda verilen bu kararın, sanığın 28.07.2010 tarihli duruşmada beyan ettiği ‘’… Mah. …blok, kat …, daire 15 Konyaaltı/Antalya’’ adresine tebliğe çıkartıldığı, tebligatın muhatabın adresten taşındığı gerekçesiyle iade edildiği, bunun üzerine mahkeme tarafından, sanığın soruşturma aşamasında beyan ettiği ‘’ … Mah. 23. Cad. … sitesi … blok kat 1, no:1 adresine ( soruşturma aşamasında beyan ettiği adreste no:3 olarak belirtilmiş) Tebligat Kanunu 35. madde uyarınca tebliğ edildiği, dosya kapsamında bu adrese daha önce usule uygun şekilde yapılmış bir tebligatın bulunmadığı, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10. maddesine göre tebligatın, öncelikle muhatabın beyan ettiği, en son adrese yapılması, bu adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilip, bu adrese tebligatın yapılması, bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres esas alınarak, Tebligat Kanunu’nun 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanunun 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından, tebligata, Tebligat Kanununun 23/1-8 ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin
tamamlanması gerektiği, bu haliyle gerekçeli kararın usule uygun şekilde sanığa tebliğ edilmediği, yine kararın yasa yolu bildirimine ilişkin sonuç kısmında, itiraz süresinin hangi tarihten itibaren ( tefhim/tebliğ) başlayacağının belirtilmediğinin anlaşılması karşısında; hükmün kesinleştirilmesinin usulsüz olduğu, bu nedenle denetim süresinin başlamayacağı gözetilmeden hükmün CMK’ nın 231/11. madde uyarınca açıklanmasına karar verilmesi,
2) Kabule göre de; sanık hakkında denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlediği gerekçesiyle önceki hüküm açıklanırken hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK madde 231/11. maddeye aykırı davranılması,
Kanuna aykırı ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden başkaca yönleri incelenmeksizin HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 18/09/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.