YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/4440
KARAR NO : 2021/24101
KARAR TARİHİ : 12.10.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, hakaret, mala zarar verme
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi, kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
A) Sanık … hakkında hakaret ve mala zarar verme eylemlerinden kurulan kararda öngörülen cezaların nitelik ve niceliklerine göre, verildikleri tarih itibarıyla hükümlerin temyiz edilemez oldukları anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanun’un 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca, tebliğnameye uygun olarak, sanık …’un TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
B) Tehdit suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün temyizinde;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede,
Sanığa yükletilen tehdit eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi, hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak;
Anayasa Mahkemesi’nin karar tarihinden sonra 24/11/2015 günlü Resmi Gazete’de yayımlanan 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı, TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin kararın ve TCK’nın 53/1-c maddesinde düzenlenen hak yoksunluğunun sanığın kendi alt soyu hariç olmak üzere uygulanması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’un temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle BOZULMASINA, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca bu aykırılık, yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bulunduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktalarının; tebliğnameye uygun olarak, hüküm fıkrasından, “TCK’nın 53/1-b maddesinin uygulanmasına ilişkin kısım” çıkartılmak ve “kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri hariç olmak üzere TCK’nın 53/1-c maddesinin uygulanması” ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve Kanuna uygun olan HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 12/10/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.