Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2019/4486 E. 2019/16379 K. 22.10.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/4486
KARAR NO : 2019/16379
KARAR TARİHİ : 22.10.2019

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, hakaret, kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanıklar …, …, …, …, …, …, …

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
A-Sanık …’a yükletilen hakaret suçu, sanık …’a yükletilen hakaret suçu, sanık …’e yükletilen hakaret ve kasten yaralama suçları, sanıklar …, … ve …’ya yükletilen kasten yaralama ve hakaret suçları ve sanık …’e yükletilen hakaret suçundan dolayı kararda öngörülen cezaların nitelik ve niceliğine göre, verildiği tarih itibariyle hükümlerin temyiz edilemez olduğu anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca sanıklar …, …, …, …, …, … ve …’ün TEMYİZ İSTEKLERİNİN REDDİNE,
B-Diğer hükümlerin temyizine gelince;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Sanık … hakkında …’e yönelik tehdit suçundan, sanık … hakkında …’e yönelik tehdit suçundan, sanık … hakkında …’a yönelik tehdit suçundan, sanık … hakkında … ve …’e yönelik tehdit suçundan kurulan mahkumiyet hükümleri yönünden;
Ancak;
1-Sanıkların üzerlerine atılı suçlamaları kabul etmemeleri ve tarafların karşılıklı birbirlerini suçlayıcı beyanlarının bulunması karşısında, sanıklar …, …, … ve …’ün tehdit suçlarını ne şekilde işledikleri, hangi sözlerinin hükme esas alındığı denetime esas olacak şekilde açıklanıp tartışılmadan yetersiz gerekçeyle sanıkların mahkumiyetine karar verilmesi,
2-Kabule göre de;
a)Sanık …’ın …’e, sanık …’ın …’e, sanık …’in …’a, sanık …’ün … ve …’e yönelik tehdit eylemleri açısından, 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanıklara isnat edilen TCK’nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
b)Sanıkların hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına rızalarının olması ve sabıkalarının bulunmaması karşısında, CMK’nın 231/6. maddesi uyarınca, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurularak, yeniden suç işleyip işlemeyeceği konusunda bir değerlendirme yapılması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması ile ilgili bir karar verilmesi gerekirken, “yasal şartları bulunmadığı” biçimindeki yerinde olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
3-Sanıklar …, … ve … hakkında …’e yönelik birden fazla kişi ile birlikte tehdit suçundan kurulan mahkumiyet hükümleri yönünden;
a)Sanıkların aşamalarda suçlamayı kabul etmemeleri, katılan …’in sanıkların kendisine “erkeksen çık dışarıya” şeklinde söz söylediğini beyan etmesi, soruşturma aşamasında dinlenilen tanık …’ın sanık …’ın katılan …’a “dışarıya çık sen benim kayınpederimi nasıl rahatsız edersin” şeklinde söz söylediğini beyan etmesi ve diğer sanıklara ilişkin bir beyanda bulunmaması karşısında, …’in tanık beyanı ile desteklenmeyen iddialarının ne şekilde sanıkların savunmalarına üstün tutulduğu, sanıkların birlikte suç işleme iradesine ne şekilde sahip oldukları, iddia edilen sözün tehdit suçunu oluşturup oluşturmadığı denetime esas olacak şeklide açıklanıp tartışılmadan “sanıkların …’ı tehdit ettiği” biçimindeki yetersiz gerekçe ile sanıkların mahkumiyetine karar verilmesi,
b)Kabule göre de;
aa-Sanıkların hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına rızalarının olması ve sabıkalarının bulunmaması, suç işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdikleri pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyecekleri konusunda olumlu kanaat oluşması nedeniyle TCK’nın 51. maddesi uyarınca cezalarının ertelenmesine karşın, “verilen cezaların miktarı, kişilikleri ve kastları dikkate alınarak” şeklindeki yasal olmayan ve erteleme gerekçesiyle çelişecek biçimdeki gerekçeyle, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
bb-Uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında, TCK’nın 53/3. maddesi uyarınca aynı maddenin birinci fıkrasının c bendindeki hak yoksunluklarının kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısında uygulanamayacağının gözetilmemesi,
cc-Anayasa Mahkemesi’nin karar tarihinden sonra 24/11/2015 günlü Resmi Gazete’de yayımlanan 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı, TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin kararın uygulanması zorunluluğu,
Kanuna aykırı ve sanıklar …, … ve …, …,… … ve …’ün temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 22/10/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.