Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2019/4500 E. 2019/16201 K. 17.10.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/4500
KARAR NO : 2019/16201
KARAR TARİHİ : 17.10.2019

Silahla tehdit, mala zarar verme, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması, 6136 sayılı Kanun’a aykırılık suçlarından şüpheliler …, …… … ve … haklarında yapılan soruşturma evresi sonunda,…Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 05/06/2018 tarihli ve 2017/925 sayılı ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine dair, mercii …1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 03/08/2018 tarihli ve …. değişik iş sayılı kararının, Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 24/05/2019 gün ve….. -Kyb sayılı istemleri ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 29/05/2019 gün ve…. sayılı bozma düşüncesini içeren ihbarnamesiyle Daire’ye gönderilmiş olduğu görülmekle, dosya incelendi:

Kanun yararına bozma isteyen ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre,…Cumhuriyet Başsavcılığınca, şüphelilerin…plaka sayılı araç ile müştekinin işletmekte olduğu…Büfe isimli işyerine gelerek silahla ateş etmek şeklinde gerçekleştirdikleri eylem nedeniyle kamu davası açılması için yeterli delil olmadığı gerekçesi ile ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, şüphelilerden…’ın tüfekle ateş ettiğini ikrar ettiği, yine …’ın da…’ın ateş ettiğini belirttiği, tanıklar …ve Kazım Balta’nın ise, “…. Yüzünde maske olan bir şahıs koşarak geldi Doldur boşalt yaptı ardından Deniz Bankasına ait ATM sinin yakınından atış poziyonu aldı ve…Büfe isimli işyerine doğru bir el ateş etti, Ateş etmesiyle işyerinin camları kırıldı….” şeklinde beyanda bulundukları, yine dosyada mevcut 03/07/2017 tarihli CD inceleme tutanağı ile…plaka sayılı aracın sağ ön camından işyerine doğru tüfek namlusunun çekili vaziyette ve yine sağ ön camdan patlama parlaklığının olduğuna dair görüntü kayıtlarının tespit edildiği, 03/07/2017 tarihli raporda yer alan görüntüler ile de…Büfe isimli işyerinin içerisinde av tüfeğine ait fişeğin olduğu ve işyerinin camlarının kırılmış vaziyette olduğunun anlaşılmakla, böylece şüphelilerin eylemlerine ilişkin dellilerin takdir ve değerlendirmesinin mahkemesince incelenmesi gerektiği gözetilmeksizin, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca …an kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine day…arak ihbar olunduğu anlaşılmıştır.

TÜRK MİLLETİ ADINA
I-Olay:
Silahla tehdit, mala zarar verme, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması, 6136 sayılı Kanun’a aykırılık suçlarından şüpheliler …, …… … ve … haklarında yapılan soruşturma evresi sonunda,…Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 05/06/2018 tarihli ve 2017/925 sayılı ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine dair, mercii …1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 03/08/2018 tarihli ve 2018/2296 değişik iş sayılı kararının,…Cumhuriyet Başsavcılığınca, şüphelilerin…plaka sayılı araç ile müştekinin işletmekte olduğu…Büfe isimli işyerine gelerek silahla ateş etmek şeklinde gerçekleştirdikleri eylem nedeniyle kamu davası açılması için yeterli delil olmadığı gerekçesi ile ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, şüphelilerden…’ın
./..
.2.

tüfekle ateş ettiğini ikrar ettiği, yine …’ın da…’ın ateş ettiğini belirttiği, tanıklar …ve Kazım Balta’nın ise, “…. Yüzünde maske olan bir şahıs koşarak geldi Doldur boşalt yaptı ardından Deniz Bankasına ait ATM sinin yakınından atış poziyonu aldı ve…Büfe isimli işyerine doğru bir el ateş etti, Ateş etmesiyle işyerinin camları kırıldı….” şeklinde beyanda bulundukları, yine dosyada mevcut 03/07/2017 tarihli CD inceleme tutanağı ile…plaka sayılı aracın sağ ön camından işyerine doğru tüfek namlusunun çekili vaziyette ve yine sağ ön camdan patlama parlaklığının olduğuna dair görüntü kayıtlarının tespit edildiği, 03/07/2017 tarihli raporda yer alan görüntüler ile de…Büfe isimli işyerinin içerisinde av tüfeğine ait fişeğin olduğu ve işyerinin camlarının kırılmış vaziyette olduğunun anlaşılmakla, böylece şüphelilerin eylemlerine ilişkin dellilerin takdir ve değerlendirmesinin mahkemesince incelenmesi gerektiği gözetilmeksizin, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle kanun yararına bozmaya konu edildiği anlaşılmıştır.

II- Kanun Yararına Bozma İstemine İlişkin Uyuşmazlığın Kapsamı:
Silahla tehdit, mala zarar verme, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması, 6136 sayılı Kanun’a aykırılık suçlarından şüpheliler …, …… … ve … haklarında yapılan soruşturma evresi sonunda,…Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 05/06/2018 tarihli ve 2017/925 sayılı ek kovuşturmaya yer olmadığına dair kararda ve bu karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin, mercii …1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 03/08/2018 tarihli ve 2018/2296 değişik iş sayılı kararında isabet bulunup bulunmadığının belirlenmesine ilişkindir.

III- Hukuksal Değerlendirme:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesinin 1. fıkrasında, “Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hali öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar.” 2. fıkrasında, “Cumhuriyet savcısı, maddi gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adli kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.” 170. maddesinin 2. fıkrasında, “Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler.” 172. maddesinin 1. fıkrasında, “Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir.” hükümleri düzenlenmiştir.
CMK’nın 173. maddesi “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir.
(2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir.
(3) (Değişik fıkra: 18/06/2014-6545 S.K./71. md) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir.
./..
.3.

(4) (Değişik fıkra: 25/05/2005-5353 S.K./26.mad) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.
(5) Cumhuriyet savcısının kamu davasının açılmaması hususunda takdir yetkisini kullandığı hâllerde bu Madde hükmü uygulanmaz.
(6) (Değişik fıkra: 2/1/2017 – 680 S.K.H.K./11. md) İtirazın reddedilmesi halinde aynı fiilden dolayı kamu davası açılabilmesi için 172 nci maddenin ikinci fıkrası uygulanır.” biçimindedir.
Yukarıda yer verilen düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere, Ceza Muhakemesi Kanununun “soruşturma” başlıklı 2. kitabında, Cumhuriyet savcısının suç soruşturmasına ilişkin süreci nasıl yürüteceği ve kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi durumunda, itirazı incelemekle görevli hakimliğin görevleri açık bir şekilde düzenlenmiş bulunmaktadır.
Bu çerçevede, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen hakimlik, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya dosyada yer alan delillerin itirazla ilgili olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi için yeterli olmadığı durumlarda soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir.
CMK’nın 170/2. maddesine göre kamu davası açılabilmesi için soruşturma aşamasında toplanan delillere göre suçun işlendiğine dair yeterli şüphe bulunması gerekir. Suç ihbar veya şikayeti yoluyla soruşturma yaparak maddi gerçeğe ulaşma yükümlülüğü ve yetkisi bulunan Cumhuriyet savcısı, soruşturma sonucunda elde edilen delilleri değerlendirerek kamu davası açmayı gerektirir nitelikte yeterli şüphe olup olmadığını takdir edecektir. Ancak soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısının delil değerlendirmesiyle, kovuşturma aşamasında hakimin delilleri değerlendirmesi birbirinden farklı özelliklere sahiptir. CMK’nın 170/2. maddesine göre soruşturma aşamasında toplanan deliller kamu davası açılması için yeterli şüphe oluşturup oluşturmadıkları çerçevesinde incelemeye tabi tutulurken, kovuşturma aşamasında, isnad edilen suçun işlenip işlenmediği hususunda mahkumiyete yeter olup olmadığı ve tam bir vicdani kanaat oluşturup oluşturmadığı çerçevesinde değerlendirilmektedir.

İncelenen dosyada; şikayetçi…’ın 03.07.2017 tarihli kolluk ifadesinde özetle;…Caddesi …. sayılı yerde faaliyet gösteren…Büfe adlı iş yerini işlettiğini, 02.07.2017 tarihinde saat 18:25 sıralarında sivil polis ekibinin gelip… plaka sayılı aracın kendisine ait olup olmadığını sorduklarını, arkadaşının olduğunu belirtmesi üzerine polislerin, bu aracın içinden ateş açıldığını ve bir şahsın yaralandığını belirterek oğlu…’ın yerini bilip bilmediklerini sorduklarını, aynı akşam saat 19:15 sıralarında iş yerinde iken,…Mahallesi istikametine doğru seyir halinde olan,…plaka sayılı beyaz renkli Nissan marka aracın birden yavaşladığını, içerisine baktığında aracı …’ın kullandığını, ön yolcu koltuğunda …’nin oturduğunu gördüğünü, arka koltukta bir şahsın daha olduğunu ancak camların filmli olması nedeniyle bu şahsı göremediğini,…’ın ön yolcu kapı camından kısa pompalı bir tüfek çıkartıp havaya bir el ateş ettiğini ve…Mahallesi istikametine doğru gittiklerini, aralarında sadece bakışmalar olduğunu, yaklaşık 5 dakika sonra iş yerinin arka sokağında bir el silah sesi duyduğunu ancak kimin ateş ettiğini bilmediğini, aynı akşam saat 21:45 sıralarında aynı araç ve şahısların aynı Mahalleye seyir halinde olduklarını, iş yerinin önünde aracın yavaşladığını, yine…’ın pompalı tüfekle havaya doğru bir el ateş ettiğini ve aynı istikamete doğru uzaklaştıklarını, 155 polis imdat hattını aradığını, polis ekibinin inceleme yapıp iş yerinden ayrıldıklarını, 03.07.2017 tarihinde saat 00:50 sıralarında bir arkadaşının telefonda kendisine, iş yerinin camına tüfekle ateş edildiğini belirtmesi üzerine, iş yerine geldiğini, incelemelerin tamamlanmasını müteakip güvenlik kameralarını incelediğinde, yüzü maskeli zayıf yapılı bir şahsın elinde tüfekle koşar vaziyette gelerek iş yerine ateş ettiğini gördüğünü, bu şahsın … olduğunu düşündüğünü, oğlu…’ın 2016 yılı Aralık ayında…tarafından ayağından vurulduğunu, bu olayda …’ın yanında …un olduğunu, olaya ilişkin ilk duruşmanın 15.11.2017 tarihinde yapılacağını, o olayda …in oğluna hakaret ettiğini oğlundan duyduğunu, oğlunun nerede olduğunu bilmediğini, bu olaylardan önce de…ve…’nın sürekli iş yerinin önünden geçip bakışlarıyla kendisini taciz ettiklerini, bu zamana kadar şikayet başvurusunun ise bulunmadığını beyan ettiği, şüpheliler…ve…’nın suçlamaları kabul etmedikleri, şüpheliler… ve … ise, olay günü akşam saatlerine şikayetçinin iş yeri civarından geçtiklerini,…’ın tüfekle camdan dışarıya ateş ettiğini, biraz ileride yine doldur boşalt yaparken tüfeğin ateş aldığını belirttikleri, şikayetçinin ifadesinde geçen ve 02.07.2017 tarihinde saat 19:15 ve 21:45 sıralarında gerçekleşen eylemler sonucu yapılan incelemelerde iz ve emareye rastl…madığı, 03.07.2017 tarihinde saat 00:45 sıralarında gerçekleşen eylem sonucunda düzenlenen olay yeri inceleme raporuna göre, iş yerinin içerisinde av fişeği saçma tanelerinin olduğu, iş yerinin giriş kapısının önünde bir adet av fişeği tapası bulunduğu, iş yerine yaklaşık dokuz metre uzaklıkta yol ortasında beyaz renkli kartuş olduğu,…plaka sayılı aracın, şüpheli…’nın görev yaptığı iş yerinin sahibi olan şüpheli…adına kayıtlı olduğu, adı geçen şüphelinin ifadesinde, aracı zaman zaman çalışanı olan…’ya bıraktığını, en son 30.06.2017’de kendisinden istemesi üzerine verdiğini ve…’nın 02.07.2017 tarihinde saat 23:50 sıralarında eşi…’e aracı teslim ettiğini beyan ettiği, şikayetçinin iş yeri ile komşu iş yerine ait kamera kayıtlarının incelenmesinde, 02.07.2017 tarihinde saat 21:41:16’da…plaka sayılı aracın sağ ön camında patlama parlaklığı olduğu, saat 21:41:23’de ise sağ ön camdan içeriye tüfek namlusunun çekildiği, saat 00:43:59-00:44:03 arasında, yüzünde kar maskesi bulunan elinde av tüfeği olan koyu renk yelekli açık renk pantolonlu, açık renkli spor ayakkabılı bir şahsın koşarak şikayetçinin iş yeri önüne gelip, iş yerine ateş ederek gelmiş olduğu istikamete doğru hızla uzaklaştığının tespit edildiği, saat 21:45’te gerçekleşen eylemin görgü tanığı … olay saatinde beyaz renkli bir otomobilin içerisinden, şoförün arkasında oturan bir şahsın, camdan yukarı doğru bir el ateş ettiğini gördüğünü, saat 00:45’te gerçekleşen eylemin görgü tanıkları …ve… 1.70-1.75 boylarında kot pantolonlu yüzü maskeli bir şahsın, şikayetçinin iş yerine bir el ateş edip uzaklaştığını, Kazım’ın gördüğüne göre silahın siyah renkli tüfek olduğu, aynı saatteki olayın görgü tanığ… ise, şikayetçinin iş yerinin bir alt caddesinde oturduğunu, bir el silah sesi duyması üzerine balkona çıktığını, yüzü kapalı bir şahsın koşarak evinin olduğu caddeye geldiğini, elinde bir şey olduğunu, burada bekleyen kırmızı renkli…. marka, bagaj kapağının üstü beyaz yamalı bir aracın sağ arka kapısından araca bindiğini ve arcın hızla uzaklaştığını gördüğünü belirttiği, yapılan soruşturma neticesinde, şüpheli…’ın şikayetçiye yönelik herhangi bir tehdit amacının bulunmadığına yönelik anlatımına da vurgu yapılmak suretiyle, şikayetçinin soyut iddiaları dışında, şüphelilerin üzerlerine atılı suçları işlediklerine dair, her türlü şüpheden uzak, kamu davası açmaya yetecek ölçüde kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gerekçesiyle,…Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, 05/06/2018 tarihli ve 2017/925 soruşturma sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair ek karar verilerek dosyanın daimi aramaya alındığı, şikayetçi tarafından …an karara itiraz edildiği, …1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 03/08/2018 tarihli ve 2018/2296 değişik iş sayılı kesin nitelikteki kararıyla, kovuşturmaya yer olmadığına dair ek kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle, itirazın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Dosya kapsamı, kanun yararına bozma istemi ve tüm bu açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde;
Ceza Muhakemesi Kanununun “soruşturma” başlıklı 2. kitabında, Cumhuriyet savcısının suç soruşturmasına ilişkin süreci nasıl yürüteceği ve kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi durumunda, itirazı incelemekle görevli hakimliğin görevleri açık bir şekilde düzenlenmiş bulunmaktadır. Bu çerçevede, Cumhuriyet savcısı, kendisine yapılan suç duyurusu ya da şikayet başvurusu üzerine, işin gerçeğini derhal araştırmaya başlamalı, maddi gerçeğin ortaya çıkmasına yarayan tüm yasal yöntemlere başvurarak şüpheli lehine ve aleyhine bütün delilleri toplamalıdır. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen hakimlik ise, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya dosyada yer alan delillerin itirazla ilgili olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi için yeterli olmadığı durumlarda soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir.
Bu açıklamalar karşısında;
Şüpheliler … ve …, 04.07.2017 tarihinde saat 16:30 sıralarında polis merkezine kendiliklerinden başvurmuşlar, olay günü tüfekle ateş edenin şüpheli… olduğunu beyan etmişler, yine şüpheli…, bu olayın şüpheliler…ve… tarafından yapıldığı hususunda adı geçenlerin polis tarafından arandığını duyduğundan, haksız yere suçlanmamaları için teslim olmaya karar verdiğini belirtmiş, şikayetçinin ifadesinde ise şüpheliler … ve…’dan hiç bahsedilmemiştir. Bazı adli olaylarda suç üstlenme durumlarıyla da karşılaşılabildiği gerçeğinden hareketle, maddi gerçeği araştırmakla görevli soruşturma makamınca, şüphelilerin konut, iş yeri ve araçlarında suç delillerinin tespiti amacıyla adli arama yaptırılması, üzerlerine kayıtlı tabanca, tüfek gibi silahlardan bulunup bulunmadığının kolluk makamlarından sorulması, olay günü kullanmış oldukları cep telefonlarına ilişkin HTS kayıtları getirtilip, olay öncesi ve olay günü iletişimlerinin olup olmadığı, şikayetçinin iş yerinin yakınında cep telefonlarının sinyal verip vermediğinin tespit edilmesi ve alınan ifadeleriyle örtüşüp örtüşmediğinin değerlendirilmesi, şüphelilerin, tanık …in kolluk ifadesindeki tarifine uygun şekilde araçlarının bulunup bulunmadığının araştırılması, şikayetçinin ifadesinde geçen ve oğlu …’ın 02.07.2017 tarihinde karıştığı kavga olayına dair soruşturma dosyası getirtilip, her iki dosyaya konu olaylar arasında irtibat bulunup bulunmadığının araştırılması ve 03.07.2017 tarihinde saat 00:45 sıralarında gerçekleşen olaya ilişkin kamera kayıtlarından fiziksel görüntüleri tespit edilen yüzü kapalı şahıs ile adı geçen şüphelilerin mukayese esaslı incelemelerinin yaptırılmasından sonra, sonucuna göre şüpheliler hakkında kamu davası açılıp açılmayacağı yönünde bir karar verilmesi gerektiği gözetilmemiş olup, bu eksiklikler giderildikten sonra itirazın kabulü veya reddi yönünde bir karar verilmesi gerekirken, bu süreç işletilmeden kurulan itirazın reddine ilişkin, …1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 03/08/2018 tarihli ve …. değişik iş sayılı kararında isabet bulunmadığı anlaşılmıştır.
IV-Sonuç ve Karar:
Yukarıda açıklanan nedenlerle,
Kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, …1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 03/08/2018 tarihli ve …. değişik iş sayılı kesinleşen kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre sonraki işlemlerin, CMK’nın 309/4-a maddesi gereğince mahallinde merci mahkemesince yerine getirilmesine, 17/10/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.