YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/4664
KARAR NO : 2019/16659
KARAR TARİHİ : 24.10.2019
Hakaret, tehdit ve şantaj suçlarından şüpheli … hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda… Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 13/10/2015 tarihli ve 2015/41983 soruşturma, 2015/38143 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın, süre yönünden reddine ilişkin, mercii … 3. Sulh Ceza Hâkimliğinin 23/12/2015 tarihli ve 2015/5353 değişik iş sayılı kararının, Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 12/06/2019 gün ve 94660652-105-07-5785-2019-Kyb sayılı istemleri ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 21/06/2019 gün ve…. sayılı bozma düşüncesini içeren ihbarnamesiyle Daire’ye gönderilmiş olduğu görülmekle, dosya incelendi:
Kanun yararına bozma isteyen ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, her ne kadar müşteki vekili tarafından yapılan itirazın süresinde yapılmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiş ise de, söz konusu tebligatın 26/10/2015 tarihinde yapıldığı, bu sebeple 10/11/2015 günü yapılan itirazın süresinde olduğunun kabul ile işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunduğu anlaşılmıştır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
I-Olay:
Hakaret, tehdit ve şantaj suçlarından şüpheli … hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda… Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 13/10/2015 tarihli ve 2015/41983 soruşturma, 2015/38143 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın, süre yönünden reddine ilişkin, mercii … 3. Sulh Ceza Hâkimliğinin 23/12/2015 tarihli ve 2015/5353 değişik iş sayılı kararının, her ne kadar müşteki vekili tarafından yapılan itirazın süresinde yapılmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiş ise de, söz konusu tebligatın 26/10/2015 tarihinde yapıldığı, bu sebeple 10/11/2015 günü yapılan itirazın süresinde olduğunun kabul ile işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle kanun yararına bozmaya konu edildiği anlaşılmıştır.
II- Kanun Yararına Bozma İstemine İlişkin Uyuşmazlığın Kapsamı:
Hakaret, tehdit ve şantaj suçlarından şüpheli … hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda… Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 13/10/2015 tarihli ve 2015/41983 soruşturma, 2015/38143 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın, süre yönünden reddine ilişkin, mercii … 3. Sulh Ceza Hâkimliğinin 23/12/2015 tarihli ve 2015/5353 değişik iş sayılı kararında isabet bulunup bulunmadığının belirlenmesine ilişkindir.
III- Hukuksal Değerlendirme:
Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesinin 1. fıkrasında, “Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hali öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar.” 2.
fıkrasında, “Cumhuriyet savcısı, maddi gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adli kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.” 170. maddesinin 2. fıkrasında, “Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler.” 172. maddesinin 1. fıkrasında, “Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir.” hükümleri düzenlenmiştir.
CMK’nın 173. maddesi; ” (1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir.
(2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir.
(3) (Değişik fıkra: 18/06/2014-6545 S.K./71. md) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir.
(4) (Değişik fıkra: 25/05/2005-5353 S.K./26.mad) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.
(5) Cumhuriyet savcısının kamu davasının açılmaması hususunda takdir yetkisini kullandığı hâllerde bu Madde hükmü uygulanmaz.
(6) (Değişik fıkra: 2/1/2017 – 680 S.K.H.K./11. md) İtirazın reddedilmesi halinde aynı fiilden dolayı kamu davası açılabilmesi için 172 nci maddenin ikinci fıkrası uygulanır.” biçimindedir.
Yukarıda yer verilen düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere, Ceza Muhakemesi Kanununun “soruşturma” başlıklı 2. kitabında, Cumhuriyet savcısının suç soruşturmasına ilişkin süreci nasıl yürüteceği ve kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi durumunda, itirazı incelemekle görevli mahkemenin görevleri açık bir şekilde düzenlenmiş bulunmaktadır.
Bu çerçevede, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen hakimlik, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir.
CMK’nın 170/2. maddesine göre kamu davası açılabilmesi için soruşturma aşamasında toplanan delillere göre suçun işlendiğine dair yeterli şüphe bulunması gerekir. Suç ihbar veya şikayeti yoluyla soruşturma yaparak maddi gerçeğe ulaşma yükümlülüğü ve yetkisi bulunan Cumhuriyet savcısı, soruşturma sonucunda elde edilen delilleri değerlendirerek kamu davası açmayı gerektirir nitelikte yeterli şüphe olup olmadığını takdir edecektir. Ancak soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısının delil değerlendirmesiyle, kovuşturma aşamasında hakimin delilleri değerlendirmesi birbirinden farklı özelliklere sahiptir. CMK’nın 170/2. maddesine göre soruşturma aşamasında toplanan deliller kamu davası açılması için yeterli şüphe oluşturup oluşturmadıkları çerçevesinde incelemeye tabi tutulurken, kovuşturma aşamasında, isnad edilen suçun işlenip işlenmediği hususunda mahkumiyete yeter olup olmadığı ve tam bir vicdani kanaat oluşturup oluşturmadığı çerçevesinde değerlendirilmektedir.
İncelenen dosyada;
Şikayetçi Orhan Gençer vekili tarafından, 30/06/2015 havale tarihli dilekçeyle şüphelinin şikayetçiye yönelik tehdit, şantaj ve güveni kötüye kullanma suçlarını işlediğinden bahisle şikayette bulunulduğu, soruşturma neticesinde … Cumhuriyet Başsavcılığınca 13/10/2015 tarihli ve 2015/41983 soruşturma, 2015/38143 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın verildiği, anılan kararın şikayetçi vekiline 26.10.2015 tarihinde tebliğ edildiği, şikayetçi vekilinin 10/11/2015 tarihinde … Cumhuriyet Başsavcılığı’na müracaat ederek karara itiraz ettiği, itirazın … 3. Sulh Ceza Hâkimliğinin 23/12/2015 tarihli ve 2015/5353 değişik iş sayılı kesin nitelikteki kararıyla “…kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararın 20/10/2015 tarihinde müşteki vekiline tebliğ edildiği, itiraz incelemesinin 15 günlük itiraz süresi geçtikten sonra 10/11/2015 havale tarihli dilekçe ile itiraz edildiği…” biçimindeki gerekçeyle süre yönünden reddedildiği anlaşılmıştır.
Dosya kapsamı, kanun yararına bozma istemi ve tüm bu açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde;
CMK’nın 173. maddesinin birinci fıkrasında suçtan zarar görenin, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde itirazda bulunabileceğinin belirtilmesi karşısında, şikayetçi vekilinin, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine 26/10/2015 tarihinde tebliğ edilmesi üzerine, 10/11/2015 tarihinde yasal süresi içerisinde itirazda bulunduğu gözetilip, itiraz esastan incelenerek bir karar verilmesi gerekirken, şikayetçi vekilinin itirazının süresinde olmadığından bahisle reddine dair… 3. Sulh Ceza Hâkimliğinin 23/12/2015 tarihli ve 2015/5353 değişik iş sayılı kararında isabet bulunmamaktadır.
IV-Sonuç ve Karar:
Yukarıda açıklanan nedenlerle,
Kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden… 3. Sulh Ceza Hâkimliğinin 23/12/2015 tarihli ve…. değişik iş sayılı kesinleşen kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre sonraki işlemlerin, CMK’nın 309/4-a maddesi gereğince mahallinde merci Mahkemesince yerine getirilmesine, 24/10/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.