Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2019/4928 E. 2021/26368 K. 04.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/4928
KARAR NO : 2021/26368
KARAR TARİHİ : 04.11.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, hakaret, mala zarar verme, 6136 sayılı Kanuna muhalefet, silahla tehdit
HÜKÜMLER : Beraat, mahkumiyet

KARAR

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ile gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
A-6136 sayılı Kanuna muhalefet suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin katılanın temyiz talebinin incelenmesinde;
Suçtan doğrudan zarar görmediği ve bu nedenle davaya katılma hakkı bulunmadığı halde, mahkemece Kanuna aykırı gerekçeyle bu suç yönünden kamu davasına katılan olarak kabulünün, mağdura bu niteliği ve dolayısıyla kanun yoluna başvurmak hak ve yetkisini kazandırmadığı anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanun’un 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca, tebliğnameye aykırı olarak, katılan …’in TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
B-Silahla tehdit ve mala zarar verme eylemlerinden verilen beraat hükümlerinin incelenmesinde;
Eylemlere ve yükletilen suçlara yönelik katılan …’in temyiz iddiaları yerinde görülmediğinden, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
B-Hakaret, tehdit ve 6136 sayılı kanuna muhalefet eylemlerinden verilen mahkumiyet hükümlerinin incelenmesinde ise; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1)6136 sayılı Yasanın 13/4. maddesinde düzenlenen yasak niteliği haiz mermi bulundurma suçunun, 02/12/2016 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 12. maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 75. maddesi uyarınca ön ödeme kapsamına alındığı anlaşılmakla, mahkemece sanığa usulüne uygun şekilde ön ödeme ihtarı yapılıp sonucuna göre hukukî durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2) 6136 sayılı Kanuna muhalefet eyleminden kurulan hükümde tayin edilen hapis cezası adli para cezasına çevrilirken 500,00 TL adli para cezası yerine 1000,00 TL adli para cezası şeklinde fazla ceza tayini,
3) Sanığın adli sicil kaydında 3 aydan fazla hapis cezasını gerektiren bir suçtan sabıkasının bulunmaması ve yargılama aşamasına yansıyan olumsuz bir davranışı olmaması karşısında, suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işleyip işlemeyeceği hususu ve dosya kapsamı itibariyle TCK’nın 51. maddesinde düzenlenen erteleme kurumu ile TCK’nın 50. maddesinde düzenlenen seçenek yaptırımların hangisinin sanığın daha lehine olduğu tartışılmaksızın yetersiz gerekçe ile mahkumiyete konu edilen tüm suçlar yönünden sanık hakkında TCK’nın 51. maddesinde düzenlenen erteleme hükümlerinin uygulanmaması ve 6136 sayılı Kanuna muhalefet eyleminden tayin edilen hapis cezası adli para cezasına çevrilmesine karşın tehdit ve hakaret eylemlerinden tayin edilen hapis cezaları yönünden TCK’nın 50. maddesinde düzenlenen seçenek yaptırımların uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi suretiyle hükümde çelişki oluşturulması,
4) Hakaret ve tehdit suçları yönünden; 02/12/2016 tarihine yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaştırma hükümlerinin yeniden düzenlenmesi, sanığa isnat edilen TCK’nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunması, hakaret suçunun ise, suç tarihi itibariyle 5271 sayılı CMK’nın 253/3-son cümlesi uyarınca tehdit suçuyla birlikte işlenmesi nedeniyle uzlaşma kapsamında bulunmadığının anlaşılması ve yeni düzenleme karşısında, hakaret suçu yönünden de uzlaştırma önerisinde bulunulmasının gerektiği anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık …’in ve katılan …’in temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye uygun olarak HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 04.11.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.