YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/667
KARAR NO : 2021/21493
KARAR TARİHİ : 13.09.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, yaralama
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1- Sanık hakkında müşteki polis memuru …’e yönelik tehdit ve yaralama suçlarından kurulan hükümler yönünden;
a-Ceza Genel Kurulunun 12/03/2013 gün ve 1515–202 ile 21/12/2010 gün ve 230–264 sayılı kararları başta olmak üzere birçok kararında açıkça vurgulandığı gibi, kesin nitelikteki hükümler ancak kesinlik sınırını aşar nitelikte yaptırım içermek şartıyla, suç vasfına yönelik ya da suç niteliği doğru belirlenmesine rağmen yanılgılı bir uygulama ile kesinlik sınırı içinde kalan cezaların verildiği hükümlere karşı yapılan aleyhe başvuru üzerine temyiz denetimine konu olabilecektir.
Bu açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında, Yerel mahkemece sanık hakkında yaralama suçundan 5237 sayılı Kanunun TCK 86/2, 86/3-c, 62/1 ve 52/2 maddeleri gereğince doğrudan verilen 3.000 Türk lirası adli para cezası, karar tarihi de göz önünde bulundurulduğunda, 1412 sayılı CMUK’nın, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 305. maddesi gereğince kesin nitelikte bulunmaktadır. Ancak Yerel Mahkemece yaralama eyleminin, görevi yaptırmamak için direnme suçunun unsuru olduğu gözetilmeyerek suç vasfında yanılgıya düşülmüştür. Bu nedenle kesin nitelikteki yaralama suçuna ilişkin hükmün temyiz incelemesine tabi olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Sanığın müşteki polis memuruna hitaben söylediği tehdit sözleri ile boğazını sıkmak suretiyle kasten yaralama niteliğindeki eylemlerinin müştekinin görevini yapmasını engellemek amacını taşıdığı ve bir bütün halinde TCK’nın 265/1. maddesinde düzenlenen görevi yaptırmamak için direnme suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek tehdit ve yaralama suçlarından hüküm kurulması,
b-Kabule göre de; 6545 sayılı Kanun’un 72. maddesiyle, CMK’nın 231/8. maddesinde yapılan değişikliğin suç tarihi itibariyle yürürlükte olmaması nedeniyle, CMK’nın 231. maddesinin uygulanmasına engel mahkumiyeti bulunmayan sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurularak, yeniden suç işleyip işlemeyeceği konusunda bir değerlendirme yapılıp, sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, “sanık hakkında daha önceden hükmünün açıklanmasının geriye bırakılmasına karar verildiği” şeklindeki gerekçeyle, anılan Kanun maddesinin uygulanmamasına karar verilmesi,
2- Sanık hakkında mağdur …’a yönelik yaralama suçundan kurulan hüküm yönünden;
Yaralamaya teşebbüs suçunun silahtan sayılan bıçakla işlenmesi halinde şikayete tabi olmadığı gözetilmeksizin kamu davasının şikayetten vazgeçme nedeniyle düşmesine karar verilmesi,
Kanuna aykırı ve o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye uygun olarak, HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 13.09.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.