YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/7076
KARAR NO : 2021/28597
KARAR TARİHİ : 07.12.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi, kararın niteliği ile suç tarihine göre ve katılan sanık …’ın katılan sanık sıfatıyla, sanık … müdafisinin sanık sıfatıyla temyiz talebinde bulundukları belirlenerek dosya görüşüldü:
A-Sanık … hakkında tehdit suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının niteliğine göre, karara karşı yalnızca itiraz yolu açık ve bu yasa yolunun da tüketilmiş olduğu,
Anlaşıldığından, sanık …’nın temyiz davası isteği hakkında bir KARAR VERMEYE YER OLMADIĞINA,
B-Sanık … hakkında mala zarar verme suçuına ilişkin kararda öngörülen cezanın nitelik ve niceliğine göre, verildiği tarih itibariyle hükmün temyiz edilemez olduğu,
Anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca sanık … müdafisi ve katılan …’ın tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
C-Diğer hükümlerin temyizine gelince,
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Sanık …’a yükletilen tehdit eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak;
a-TCK’nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğunun uygulanmasına ilişkin hükmün, Anayasa Mahkemesi’nin 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararıyla iptal edilmesi nedeniyle uygulama olanağının ortadan kalkmış olması,
b-Adli emanetin 2012/749 sırasında kayıtlı olan ve katılan …’a ait olan cep telefonu ve sim kartın katılana iadesi yerine sanığa iadesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafisi ve katılan …’ın temyiz iddiaları yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle BOZULMASINA, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca bu aykırılık, yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bulunduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktasının; tebliğnameye kısmen uygun olarak, hükmün ilgili kısmından “TCK’nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluklarının uygulanmasına ilişkin kısmın çıkartılması” ve hükümdeki cep telefonu ve sim kartın iadesine ilişkin kısımdaki “…’a iadesine ” şeklindeki ibarenin çıkarılıp yerine “katılan …’a iadesine” ilişkin ibarenin eklenmesi biçiminde HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2-Sanıklar … ve … hakkında tehdit suçundan kurulan hükümlerin temyizinde ise;
a-Başka suçtan yargı çevresi dışında ceza infaz kurumunda hükümlü olduğu anlaşılan sanık …’ın, savunmasında duruşmadan bağışık tutulma talebi bulunmaması karşısında, hükmün verildiği 08/09/2015 tarihli son oturumda SEGBİS yoluyla veya bizzat duruşmada hazır bulundurulması sağlanıp, yüzüne karşı karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yokluğunda mahkumiyetine hükmedilmesi suretiyle, CMK’nın 193 ve 196. maddelerine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması,
b-Hükümden sonra 02/12/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesi ile değişik CMK’nın 253/1. madde hükmü uyarınca, sanıklara atılı TCK’nın 106. maddenin 1. fıkrasının 1. cümlesinde düzenlenen tehdit suçunun uzlaştırma kapsamına alınmış olması karşısında; anılan Kanunun 35. maddesiyle değişik CMK’nın 254. maddesi gereğince sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
c-17/10/2019 gün ve 7188 sayılı Kanunun 24. maddesiyle değişik CMK’nın 251. maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, CMK’ya 7188 sayılı Kanunla eklenen geçici 5. maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış ” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14/01/2021 tarihli ve 2020/81 esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden; Anayasanın 38. maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve CMK’nın 251/1. maddesi kapsamına giren suç yönünden; Anayasa’nın 38. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nın 7 ve CMK’nın 251 vd.maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirdiğinden, sanık … ve sanık … müdafisinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye uygun olarak başkaca yönleri incelenmeksizin HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 07/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.