YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/7395
KARAR NO : 2019/16113
KARAR TARİHİ : 17.10.2019
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, beraat
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, müşteki … vekilinin 12/03/2013 tarihli ifadesinde katılma talebi olduğunu beyan etmesine rağmen, bu konuda bir karar verilmemiş ise de; katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunan ve CMK’nın 260/1. maddesi gereğince hükmü temyize hakkı olduğu belirlenen müştekinin CMK’nın 237/2. maddesi uyarınca davaya katılmasına, vekilinin de katılan vekili olarak kabulüne karar verilerek dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Sanık … hakkında tehdit ve hakaret suçlarından kurulan beraat hükümlerine yönelik vekalet ücreti ile sınırlı olarak temyiz isteğinin incelenmesinde,
Beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık … yararına, CMK’nın 324/1, 327/2 ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/5. maddeleri uyarınca vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı ve sanık … müdafiinin temyiz iddiaları yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi delaletiyle 1412 sayılı Kanunun 322. maddesi uyarınca, “karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 660,00 TL maktu vekalet ücretinin Hazineden alınarak sanığa verilmesine” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2-Sanık … …ye yükletilen hakaret suçuna yönelik temyiz incelemesine gelince;
a-Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, 5271 sayılı CMK’nın 223. maddesinde sayılan hükümlerden olmadığı, 6545 sayılı Yasanın 72. maddesiyle CMK’nın 231/8. maddesine değişiklik getiren ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına bir kez karar verileceğine ilişkin düzenlemenin, sanığın sabıkasında yer alan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın kesinleşme tarihinden sonra, 28/06/2014 tarihinde yürürlüğe girmesi dikkate alındığında, CMK’nın 231/5. maddesinin uygulanmasını talep eden sanık hakkında; CMK’nın 231/6. maddesi uyarınca sanığın sabıkasının olmaması ve geçmiş yaşamı göz önünde bulundurularak, yeniden suç işleyip işlemeyeceği konusunda bir değerlendirme yapılarak hükmedilen cezanın ertelenmesine karar verildiği, ancak sanığın adli sicil kaydında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yönelik kayıt bulunmadığı halde, sanığın hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına rağmen yeniden suç işlemesi gerekçesi ile sanık hakkında yerinde görülmeyen gerekçeyle ertelemeden daha lehe olan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
b- Sanığın katılan …’ye “seni s…..ğim” diyerek hakaret ettiğinin kabul edilmesi karşısında, eylemin kişinin cinsel dokunulmazlığına yönelik tehdit suçunu oluşturup oluşturmadığı tartışılmadan hakaret suçundan hüküm kurulması,
c-Bozmaya uyularak, eylemin TCK’nın 106/1-1. cümle kapsamında kaldığının kabul edilmesi durumunda; 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK’nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan … vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, (2-a,b) numaralı bozma nedenleri hariç diğer yönleri incelenmeksizin HÜKMÜN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 17.10.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.