YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/7596
KARAR NO : 2019/16477
KARAR TARİHİ : 22.10.2019
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, hakaret, kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
A) Hakaret ve kasten yaralama suçlarına ilişkin kararlarda öngörülen cezaların nitelik ve niceliğine göre, karar tarihi itibariyle hükümlerin temyiz edilemez olduğu anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca sanık …’nin TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE,
B) Tehdit suçundan kurulan hükme yönelik temyize gelince;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1) Sanığın yokluğunda verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, sanığın mahkemede bildirdiği adresi yerine, sanığın annesinin ikamet ettiği adrese Tebligat Kanunu 35. maddesine göre tebliğ yapılmış olması nedeniyle tebligatın usulsüz olduğu, bu sebeple kararların kesinleşmediği ve denetim sürelerinin de işlemeye başlamayacağı gözetilmeden yazılı biçimde hüküm kurulması,
2)Kabule göre de;
a) Daha önce hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen ve denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işleyen sanıkla ilgili olarak, CMK’nın 231/11. maddesi gereğince açıklanması daha evvel geri bırakılan hükümde herhangi değişiklik yapma imkanı bulunmadığı, hükmün ilk şekliyle açıklanması gerektiği gözetilmeden, TCK’nın 106/1-1. cümlesi kapsamındaki tehdit suçundan hükmedilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi,
b) Hükümlerin açıklanmasına neden olan kasıtlı suçların, aynı ilamda TCK’nın 151/1 ve 116/1. maddelerinde düzenlenen mala zarar verme ve konut dokunulmazlığını ihlal olması, 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenerek TCK’nın 151/1. maddesi
kapsamındaki mala zarar verme suçu uzlaştırma kapsamına alınmış ve sanığa isnat edilen konut dokunulmazlığını ihlal suçu önceden de uzlaşma kapsamında ise de, 5271 sayılı CMK’nın 253/3-son maddesindeki engel dikkate alınıp, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması karşısında, mala zarar verme ve konut dokunulmazlığını ihlal suçları yönünden, uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılarak, anılan hüküm yönünden uzlaştırma işleminin olumlu sonuçlanmış olması durumunda, sanığın denetim süresinde işlediği başkaca kasıtlı suçlardan mahkum olup olmadığı tespit edilip sonucuna göre, açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanıp açıklanmayacağının değerlendirilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık …’nin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, HÜKMÜN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 22/10/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.