YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/8306
KARAR NO : 2021/30104
KARAR TARİHİ : 23.12.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tehdit
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve belgeler ile gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Ceza yargılamasının en önemli ilkelerinden biri olan ” süpheden sanık yararlanır” ilkesi uyarınca, sanığın üzerine atılı suçtan cezalandırılmasının temel koşulu, suçun kuşkuya yer vermeyen bir kesinlikle ispat edilmesidir. Gerçekleşme şekli kuşkulu ve tam olarak aydınlatılmamış olaylar ve iddialar sanık aleyhine yorumlanarak mahkumiyet hükmü kurulamaz. Ceza mahkumiyeti yargılama aşamasında toplanan ihtimali kanıya değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalıdır. Bu ispat hiçbir kuşku ve başka türlü bir oluşa olanak vermeyecek açıklıkta olmalıdır. Bu açıklamalar doğrultusunda, sanığın aşamalarda suçlamayı kabul etmemesi, dosya kapsamında tek tanık olarak dinlenen tanık …’in soruşturma aşamasında sanığın katılan ve müştekileri ölümle tehdit ettiğini beyan etmesine karşın kovuşturma aşamasındaki beyanında tarafların arasında anlaşmazlık konusu araziyi katılan …’den kiraladığını, sanığın katılan …’yi kastederek ‘size buraları bırakmam, kendisine karşı ise bu yerden çıkıp gitmesi şeklinde beyanda bulunduğunu ve araziye ait olan elektriği kapattığını, bilgi ve görgüsünün bundan ibaret olduğunu beyan etmesi, her iki beyanı arasındaki çelişkinin giderilmesi için sorulduğunda ise kovuşturma aşamasındaki beyanının doğru olduğunu beyan etmesi ve dosyada katılan ile müştekilerin beyanlarından başka sanığın savunmalarının aksini ispata elverişli somut delil bulunmadığı gözetilmeksizin, ayrıca mahkemece katılan ile müştekilerin beyanlarının ne şekilde sanığın savunmalarına üstün tutulduğu yeterince açıklanıp tartışılmaksızın, yetersiz gerekçe ile sanık hakkında yazılı şekilde iki ayrı tehdit eyleminden mahkumiyet hükmü verilmesi,
2- Kabule göre de;
a) Sanığın adli sicil kaydında herhangi bir ilamın bulunmaması, suçtan doğan maddi bir zararın bulunmaması, manevi zararın ise hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmasına engel teşkil etmemesi ve sanığın hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasına rızasının bulunması nedeniyle, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun koşullarının somut olayda oluşup oluşmadığı tartışılmaksızın, ”sanığa verilen sonuç ceza iki yıl veya daha az süreli hapis cezası veya adli para cezası olmadığından yasal olanak bulunmaması nedeniyle CMK’nun 231/5 maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına kanunen yer olmadığına” biçimindeki kanuni olmayan gerekçeyle, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
b) Seçenekli ceza içeren TCK madde 106/1.2. cümle uyarınca, sanık hakkında hapis cezası tercih edildikten sonra TCK’nın 50/2. maddesi uyarınca bu cezanın adli para cezasına çevrilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı ve sanık …’nin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye uygun olarak HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca cezayı aleyhe değiştirme yasağının gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 23/12/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.