YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/8311
KARAR NO : 2021/30100
KARAR TARİHİ : 23.12.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, hakaret, kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanıklar
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, sanık … yönünden tekerrüre esas alınan ilamdaki suçun uzlaşma kapsamında olmadığı değerlendirilmekle tebliğnamedeki bozma isteyen görüşe iştirak edilmeyerek ve sanık … ‘ın tekerrüre esas sabıkası bulunmasına rağmen, sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmamasının aleyhe temyiz bulunmadığından bozma sebebi kabul edilemeyeceği değerlendirilerek yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Ceza yargılamasının en önemli ilkelerinden biri olan “süpheden sanık yararlanır” ilkesi uyarınca, sanığın üzerine atılı suçtan cezalandırılmasının temel koşulu, suçun kuşkuya yer vermeyen bir kesinlikle ispat edilmesidir. Gerçekleşme şekli kuşkulu ve tam olarak aydınlatılmamış olaylar ve iddialar sanık aleyhine yorumlanarak mahkumiyet hükmü kurulamaz. Ceza mahkumiyeti yargılama aşamasında toplanan ihtimali kanıya değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalıdır. Bu ispat hiçbir kuşku ve başka türlü bir oluşa olanak vermeyecek açıklıkta olmalıdır. Bu açıklamalar doğrultusunda, sanık …’nun aşamalarda hakaret eylemini kabul etmemesi, tanık …’un beyanında tarafların birbirlerine bağırdıklarını gördüğünü beyan etmesi ancak iddianamede geçen hakaret sözüne dair bir beyanının bulunmaması karşısında katılanın beyanından başka sanığın savunmasının aksini ispata elverişli somut delil bulunmadığı gözetilmeden, sanık hakkında hakaret eyleminden yazılı şekilde mahkumiyet hükmü verilmesi,
2- 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaştırma hükümlerinin yeniden düzenlenmesi, sanıklara isnat edilen TCK’nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunması, sanık …’na isnat edilen kasten yaralama ve hakaret suçlarının ise, suç tarihi itibariyle 5271 sayılı CMK’nın 253/3-son cümlesi uyarınca tehdit suçuyla birlikte işlenmesi nedeniyle uzlaşma kapsamında bulunmadığının anlaşılması ve yeni düzenleme karşısında, kasten yaralama ve hakaret suçları yönünden de uzlaştırma önerisinde bulunulmasının gerektiği anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş ve sanıklar … ve …’nun temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye kısmen aykırı olarak HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 23/12/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.