YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/887
KARAR NO : 2021/24968
KARAR TARİHİ : 20.10.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
MAĞDUR SANIK : …
SUÇLAR : Tehdit, hakaret, kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, düşme
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi, kararın niteliği ile suç tarihine göre, dosya görüşüldü:
A) Mağdur …’ün, 21/04/2015 tarihli duruşmada, sanık … hakkındaki şikayetinden vazgeçmesi ve davaya katılmaması nedeniyle, temyize hak ve yetkisi bulunmadığı anlaşıldığından, 5320 sayılı Yasanın 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca mağdur …’ün tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
B) Sanık … hakkında “kasten yaralama ve tehdit” suçlarından kurulan hükümlerin temyizinde;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1- Hükümden sonra 24/10/2019 tarihinde yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile değişik CMK’nın 253. maddesinin 3. fıkrasına, “birlikte” ibaresinden sonra gelmek üzere “aynı mağdura karşı” ibaresinin eklenmiş olması karşısında, sanığın, mağdur …’a yönelik “tehdit” eyleminin uzlaştırma kapsamında kalması nedeniyle CMK’nın 253. maddesi gereğince sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2- Kısmi kabule göre de;
a) 17/10/2019 gün ve 7188 sayılı Kanunun 24. maddesiyle değişik CMK’nın 251. maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, CMK’ya 7188 sayılı Kanunla eklenen geçici 5. maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14/01/2021 tarihli ve 2020/81 esas, 2021/4 sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38. maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve CMK’nın 251/1 maddesi kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa’nın 38. maddesi ile TCK’nın 7 ve CMK’nın 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
b) Kasten yaralama suçundan kurulan hükümde, TCK’nın 86/3-e maddesi uyarınca artırım yapılırken, artırım oranı gösterilmeyip, aynı eylemde teşebbüs nedeniyle indirim yapılırken de uygulama maddesi olarak haksız tahrikin düzenlendiği TCK’nın 29. maddesinin kararda gösterilmesi,
c) Tekerrüre esas alınan ilamın dayanağı olan TCK’nın 106/1-1. maddesinde düzenlenen tehdit suçunun, 02/12/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesi ile değişik CMK’nın 253/1. maddesi uyarınca, uzlaştırma kapsamına alınmış olması karşısında, anılan suça ilişkin mahkumiyet hükmü açısından uyarlama yapılıp yapılmadığı araştırılıp, bunun sonucuna göre, mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve seçenek yaptırım içeren kasten yaralama suçunda TCK’nın 58/3. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi zorunluluğu,
d) TCK’nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğunun uygulanmasına ilişkin hükmün, Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uygulanma olanağının ortadan kalkması,
e) TCK’nın 53/1-c maddesindeki hak yoksunluklarından, kendi alt soyu yönünden koşullu salıverme tarihine, kendi alt soyu dışındakiler bakımından ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi yerine, (c) bendindeki tüm haklardan koşullu salıverme tarihine kadar yoksunluğuna karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık …’ün temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye aykırı olarak HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 20/10/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.