YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/13547
KARAR NO : 2021/14094
KARAR TARİHİ : 18.05.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hakaret, görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulu’nun 2013/13-293 esas, 2013/297 karar sayılı ve 11/06/2013 tarihli kararında da kabul edildiği üzere TCK’nın 43. maddesinin ikinci fıkrası; “Aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi durumunda da, birinci fıkra hükmü uygulanır” hükmünü içermekte olup, zincirleme suçtan farklı bir müessese olan ve aynı neviden fikri içtima olarak kabul edilen bu durumda, fiil yani hareket tektir ve bu fiille aynı suç birden fazla kişiye karşı işlenmektedir. Burada, hareket tek olduğu için, fail hakkında bir cezaya hükmolunacağı, ancak bu cezanın kanunun 43/1. maddesine göre artırılacağı öngörülmüştür. Ancak burada kastedilen, fiil ya da hareketin, doğal anlamda değil hukuki anlamda tekliğidir. Hakaret suçunun farklı mağdurlara karşı tek fiille gerçekleştirildiğinden söz edilebilmesi için hakaretin mutlaka ortak söz veya davranışlarla gerçekleştirilmiş olması şart değildir. Her bir mağdura veya mağdurlardan bazılarına özel olarak hitap edilerek hakaret içeren sözler söylenmiş veya davranışlarda bulunmuş olsa bile objektif bir gözlemcinin bakış açısıyla bakıldığında failin hareketlerinin tek bir iradi karara dayalı olduğu, aralarında yer ve zaman bakımından bağlantı bulunduğu, bu nedenle bir bütünlük oluşturduğu sonucuna ulaşılması durumunda, fiilin hukuken tek olduğu kabul edilmelidir.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olayda, sanığın, caddede karıştığı kavga olayı nedeniyle müdahale eden katılan polis memurlarına hakaret edip direndikten sonra ifadesinin alınması için götürüldüğü polis merkezinde bulunan katılan polis memurlarına da hakarette bulunup tehdit ettiği şeklinde iddianamede anlatılan ve mahkemece kabul edilen eylemleri nedeniyle, hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından tek hüküm kurulup TCK’nın 43. maddesi hükümlerinin uygulanması gerekirken, iki ayrı hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi,
2- Kabule göre de; hakim alt ve üst sınır arasında takdir hakkına sahip ise de, bu takdir hakkının denetlenebilir olması gerektiği gözetilmeyerek, suçun işleniş şekli ve failin güttüğü amaç ve saikini gösteren maddi olguların nelerden ibaret olduğu açıklanmadan görevi yaptırmamak için direnme suçlarında aynı gerekçelerle teşdit hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesine karşın hakaret suçlarında alt sınırdan hüküm kurularak çelişkiye yol açılması ve sanığın katılan …’e “Allah’ını kitabını sinkaf ederim” diyerek hakaret etmesi biçimindeki eyleminin, kamu görevlisine karşı görevinden dolayı ve kişinin mensup bulunduğu dine göre kutsal sayılan değerlerden bahisle işlenmesi karşısında, sanık hakkında TCK’nın 125/3-c maddesindeki nitelikli halin de gerçekleştiği ve hakaret suçundan alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle ceza tayin edilmesi gerektiği gözetilmeyerek hakaret suçundan temel cezanın TCK’nın 125/3-a maddesi uyarınca alt sınırdan belirlenmesi,
Kanuna aykırı ve sanık …’nın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye aykırı olarak HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 18/05/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.