Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2020/17090 E. 2022/13230 K. 25.05.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/17090
KARAR NO : 2022/13230
KARAR TARİHİ : 25.05.2022

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

KARAR
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Anayasa’nın 40/2, CMK’nın 34/2, 231/2 ve 232/6. maddeleri uyarınca, hüküm ve kararlarda, başvurulacak kanun yolu, başvuru yapılacak mercii, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin ne zaman başlayacağının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi gerekmekte olup; sanık hakkında … Sulh Ceza Mahkemesi 2010/186 esas 2011/59 karar sayılı 14/07/2011 tarihli karar ile hakaret suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın sanık … ve katılan …’in huzurunda verildiği, verilen karar için yasa yoluna başvurunun tefhim tarihinden itibaren başlayacağı açıkça belirtilmeyerek, yanıltıcı olacak biçimde “kararın tarafların her birine tebliğ tarihinden itibaren” denilmesi ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın sanık ile katılana tebliğ edilmemesi karşısında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmediğinin ve denetim süresinin başlamadığının anlaşılması karşısında; Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 04/10/2018 tarihli ve 2017/8-952 esas, 2018/403 sayılı kararında da açıklandığı üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmemesi nedeniyle zamanaşımının durmayacağı, denetim süresi başlamadığı için de, bu süre içerisinde kasıtlı suç işlendiğinden bahsedilemeyeceği ve açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanması koşullarının bulunmadığı cihetle, Yerel Mahkemece verilen 07/09/2015 tarihli 2015/801 esas ve 2015/1017 karar sayılı hükmün açıklanmasına ilişkin kararın hukuki değerden yoksun olduğu, hukuki değerden yoksun olan mahkumiyet kararının da dava zamanaşımını kesmeyeceği ve bu nedenle dava zamanaşımını kesen son işlemin, sanığın sorgusunun olduğu anlaşıldığından, sanığın 09/03/2011 tarihli sorgusuna göre, 5237 sayılı Kanunun 66/1-e maddesinde öngörülen 8 yıllık olağan dava zamanaşımının gerçekleştiği anlaşılmakla,
Sanık … müdafisinin temyiz istemleri bu nedenle yerinde görülmekle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca, tebliğnameye farklı gerekçeyle uygun olarak, başkaca yönleri incelenmeyen HÜKMÜN BOZULMASINA ancak, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan sanık hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e. 66/2. ve CMK’nın 223/8. maddeleri gözetilerek DÜŞMESİNE, 25/05/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.