Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2020/17315 E. 2020/19441 K. 10.12.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/17315
KARAR NO : 2020/19441
KARAR TARİHİ : 10.12.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Mala zarar verme, kişilerin huzur ve sükununu bozma
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, temyiz isteminin reddi

KARAR

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1) Sanık … hakkında mala zarar verme suçuna ilişkin kararda öngörülen cezanın nitelik ve niceliğine göre, verildiği tarih itibariyle hükmün temyiz edilemez olduğu,
Anlaşıldığından, yerel mahkemece verilen temyiz isteğinin reddine ilişkin ek karara yönelik sanık … müdafiinin temyiz iddiaları yerinde görülmediğinden, tebliğnameye uygun olarak, yerel mahkemenin redde ilişkin ek kararının ONANMASINA,
2) Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan kurulan hükmün temyizinde ise;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanık hakkında katılan …’ya yönelik olarak TCK’nın 151/1. maddesinde düzenlenen mala zarar verme ve katılan …’e yönelik kişilerin huzur ve sükununu bozma suçlarından kamu davası açıldığı, soruşturma aşamasında taraflara uzlaşma teklifi yapılmış ise de, bu tarihte atılı katılan …’ya yönelik mala zarar verme suçu uzlaşma kapsamında olmadığından soruşturma aşamasında yapılan uzlaşma teklifinin geçersiz olduğunun anlaşılması, ancak hükümden sonra yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 253/3. maddesinde yer alan “etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile” ibaresinin madde metninden çıkarılması dolayısıyla mala zarar verme suçunun uzlaştırma kapsamına alınmış olması ve hükümden sonra yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanunun 26. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 253/3. maddesinin ikinci cümlesine “aynı mağdura karşı” ibaresinin eklenmiş olması dolayısıyla uzlaşma kapsamında kalan kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu açısından, 6763 sayılı Kanunun 35. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 254. maddesi uyarınca, aynı Kanunun 253. maddesinde belirtilen esas ve usule göre uzlaştırma işlemleri yerine getirilip, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirdiğinden, sanık … ve müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak, başkaca yönleri incelenmeksizin, HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 10/12/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.