YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/18488
KARAR NO : 2020/17453
KARAR TARİHİ : 23.11.2020
KARAR
Hakaret ve basit yaralama suçlarından sanık … hakkında yapılan yargılama sonunda, sanığın üzerine atılı suçlardan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 32/1. maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına, anılan Kanun’un 57/1. maddesi uyarınca koruma ve tedavi altına alınmasına dair Kars 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 28/05/2019 tarihli ve 2018/256 esas, 2019/267 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
İstem yazısında: “Dosya kapsamına göre, sanığın Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 22/02/2019 tarihli ve 24 sayılı raporu ile 5237 sayılı Kanun’un 32/1. maddesinden yararlanmasının uygun olacağı ve şizofreni hastası olduğunun belirtilmiş olması karşısında; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 150/2. maddesi uyarınca, sanık hakkındaki yargılamanın, kendisine zorunlu müdafii atanması suretiyle yapılması gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilmektedir.
I- Olay:
Sanık hakkında hakaret ve yaralama suçlarından yürütülen soruşturma sonucunda Kars Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen iddianame ile yapılan yargılama sonucunda Kars 1. Asliye Ceza Mahkemesince, sanığın cezai ehliyetinin olmaması nedeni ile ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verildiği, bu kararın da istinaf edilmemesi nedeni ile kesinleştiği, hükme yönelik kanun yararına bozma talebinde bulunulduğu anlaşılmıştır.
II- Hukuksal Değerlendirme:
CMK’nın “müdafiin görevlendirilmesi” başlıklı 150. maddesinde; “(1) Şüpheli veya sanıktan kendisine bir müdafi seçmesi istenir. Şüpheli veya sanık, müdafi seçebilecek durumda olmadığını beyan ederse, istemi halinde bir müdafi görevlendirilir.
(2) Müdafii bulunmayan şüpheli veya sanık; çocuk, kendisini savunamayacak derecede malul veya sağır ve dilsiz ise, istemi aranmaksızın bir müdafi görevlendirilir…” hükümleri yer almaktadır.
Ceza ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle hakkında ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verilen sanığa, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 150/2. maddesi gereğince, istemi aranmaksızın baro tarafından müdafii görevlendirilmesinin zorunlu olduğu gözetilmeden, sanığın sorgusunun müdafii olmaksızın yapılıp, hüküm kurulması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması hukuka uygun bulunmamıştır.
III- Sonuç ve Karar:
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, kanun yararına bozma isteği doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden,
1- Hakaret ve yaralama suçlarından sanık … hakkında, Kars 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 28/05/2019 tarihli ve 2018/256 esas, 2019/267 sayılı kararının, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
2- Savunma hakkının kısıtlanmasına yönelik bozma kararı doğrultusunda, anılan Kanun maddesinin 4/b fıkrası uyarınca yeniden yargılama yapılmak üzere dosyanın Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE, 23/11/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.