YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/2482
KARAR NO : 2020/11047
KARAR TARİHİ : 08.10.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, sanığın, katılana yönelik 09/10/2009 tarihinde; “benim anneme küfür etmeyecektin sakın unutma ve su uyur düşman uyumaz” şeklinde mesajlar gönderdiği, 28/10/2009 tarihinde, “kiminle konuştuğunun farkında değilsin” şeklinde, 30/10/2009 tarihinde ise, “küfür edersen daha kötüsünü yapacağım….bende bildiğimi yapmakta özgürüm…önce kendini düşün ve(katılanın eşini kastederek) onu hayatından çıkar ..beni basit görme seni uyarıyorum..) şeklinde yine 03/10/2020 tarihinde annesinin cinsel dokunulmazlığına yönelik zincirleme şeklinde mesajlar gönderdiği dosya kapsamı ve mesaj içeriklerinden anlaşılmakla, sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasının denetime elverişli olmadığına ilişkin tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmeyerek, ayrıca sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan hüküm kurulmamışsa da, zamanaşımı içinde hüküm kurulabileceği değerlendirilerek dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Yasa’nın 24. maddesi ile 5271 sayılı CMK’nın 251. maddesinde “Basit Yargılama Usulü”ne ilişkin düzenleme getirilmiş ve 252. maddesinde de verilecek kararla ilgili özel yasa yolu (itiraz) getirilmiştir.
Ancak bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 7188 sayılı Yasa’nın 31. maddesiyle, 5271 sayılı CMK’na geçici madde 5’in (d) bendinde; “01.01.2020 tarihi itibariyle kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarla seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz” düzenlemesi getirilmiştir.
Konuyu somut norm denetimi yoluyla inceleyen AYM, (25.06.2020, 2020/16, 2020/33; R.G. 19.08.2020, Sayı:31218), sözü geçen geçici madde 5/d’ deki düzenlemedeki, “kovuşturma evresine geçilmiş” ibaresinin aynı bentte yer alan, “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 nci maddesine aykırı görerek iptaline karar vermiştir.
AYM kararında, hükme bağlanmış dosyalarla ilgili iptale karar verilmemiş ise de; hükme bağlanmış dosyalarla ilgili olarak kovuşturma evresi kesinleşmeye kadar devam ettiği için (5271, m.2/1-f), temyiz incelemesi devam eden dosyalar bakımından da lehe düzenleme getirilmesi ve mahkumiyet hükmü verildiği takdirde sonuç cezadan dörtte bir indirim öngörülmesi nedeniyle (5271, m.251/3), yeniden değerlendirme yapılması gerekir.
AYM’nin bu iptal kararında; sanık lehine getirilen, yeni düzenlemenin, geçici maddesiyle “kovuşturma evresine geçilmiş” dosyalar bakımından uygulanması gerektiğine işaret edildiğinden, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı CMK’nın 251/1 maddesi kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa’nın 38. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nın 7 ve 5271 sayılı CMK’nın 251 vd. maddesi gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık … müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 08/10/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.