Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2020/27716 E. 2023/268 K. 17.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/27716
KARAR NO : 2023/268
KARAR TARİHİ : 17.01.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tehdit

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanun’unun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Asliye Ceza Mahkemesinin 27.02.2013 tarih ve 2012/472 Esas, 2013/36 Karar sayılı kararıyla, sanık hakkında tehdit suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilerek, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl denetim süresine karar verildiği, kararın 19.02.2016 tarihinde kesinleştiği,
2. … Asliye Ceza Mahkemesinin 29.04.2016 tarih, 2016/233 Esas, 2016/330 Karar sayılı kararı ile sanığın 22.04.2014 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkum olup kesinleşmesi nedeniyle, açıklanması geri bırakılan hüküm açıklanarak sanık hakkında tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
Tebliğname’de mahkumiyet hükmünün onanması yönünde görüş bildirilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyizinin re’sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması ve beraatine karar verilmesi talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın mağdur olan annesi ile aralarında çıkan tartışmada, elinde kuru sıkı tabanca ile mağdura yönelik “Seni buraya gömeceğim, o… ben o. çocuğuyum, seni vururum, senin …”deki evini yakacağım.” şeklinde tehdit ettiği iddiasıyla açılan davada sanığın silahla tehdit suçunu işlediği Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
Aşağıda belirtilen gerekçe çerçevesinde Tebliğname’deki onama düşüncesine iştirak edilmemiştir.
A. Sanığın Temyiz İstemlerine İlişkin
Sanığın elinde kuru sıkı tabanca olduğu halde mağdura yönelik “Senin …deki evini yakacağım.” dediği şeklindeki kısmi kabulü, mağdurun soruşturma aşamasında sanığın kendisine elindeki kuru sıkı tabanca ile iddianamedeki sözleri söylediği şeklinde beyanda bulunması ve tanıklar …’nin soruşturma aşamasında ve …’nin ise aşamalarda sanığın elinde silah bulunduğu halde annesi olan mağdurla tartıştıkları şeklinde beyanda bulunmaları karşısında, sanığın üzerine atılı tehdit suçunu işlediğine dair Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır.
B. Diğer Temyiz Sebepleri Yönünden
Sanığın bozma sebebi dışındaki temyiz istemleri ile vesair nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak,
1. Tehdit suçunun nitelikli hali olan silahla tehdidin kabulü için, silahın tehdit suçunda bizzat mağdura yönelik olarak görüp hissedilebileceği ve mağdurun üzerindeki etkisini artıracak biçimde teşhiri veya kullanılmasının gerekmesi, sanığın, mağdurun ve tanık …’nin aşamalarda silahın kuru sıkı olduğunu olay öncesinde bildikleri, tanık …’nin ise soruşturma aşamasında mağdurun sanığa “Elindeki kuru sıkıdan korkmuyorum…” dediği şeklindeki beyanda bulunmaları karşısında, mağdurun eyleme konu silahın kuru sıkı olduğunu bildiği, silahın korkutucu özelliğinin ortadan kalktığı ve silahlı tehdit suçunun koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla,
Yargılamaya konu somut olayda, sanığın, kuru sıkı tabancayı elinde tutarak iddianamede belirtilen sözleri söylediğinin kabul edilmesi karşısında, sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde düzenlenen tehdit suçunu oluşturacağı gözetilmeksizin, sanığın silahla tehdit suçundan mahkumiyetine karar verilmesi,
2. 1 no.lu bozma nedenine uyulması halinde ise,
a. 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanunun 253 üncü maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde düzenlenen tehdit suçunun uzlaştırma kapsamına alındığı anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Kanun’un 2 ve 7 nci maddeleri de gözetilip, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirmesinde zorunluluk bulunması,
b. Uzlaştırmanın sağlanamaması halinde ise,
17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanuna 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Nedenleriyle bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, … Asliye Ceza Mahkemesinin Kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanunun 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
17.01.2023 tarihinde karar verildi.