YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/31527
KARAR NO : 2021/20331
KARAR TARİHİ : 22.06.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, hakaret, kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, ceza verilmesine yer olmadığı, temyiz talebinin reddine dair ek karar, hükmün açıklanmasının geri bırakılması
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
A-Sanık … hakkında tehdit ve kasten yaralama suçları ile sanık … hakkında kasten yaralama suçlarından verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına karşı yalnızca itiraz yolu açık olup, mahallinde itirazın reddine karar verildiği,
Anlaşıldığından, katılan sanıklar … ve … müdafilerinin tebliğnameye aykırı olarak, temyiz davası istekleri hakkında bir KARAR VERMEYE YER OLMADIĞINA,
B-Temyiz talebinde bulunan katılan …’ün davaya katıldıktan sonra sonra 16/02/2013 tarihinde öldüğü, CMK’nın 243. maddesi gereğince katılma kararının hükümsüz kaldığı, katılan ile vekili arasındaki vekalet ilişkisinin ölümle son bulduğu, ölenin mirasçılarının ise katılanın haklarını takip etmek üzere CMK’nın 243. maddesi gereğince davaya katılmadıkları ve bu nedenle temyiz edenin buna yetkisi bulunmadığı anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca ölen katılan … vekilinin TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE,
C-Diğer hükümlere yönelik temyiz taleplerine gelince;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Sanık … hakkında kasten yaralama suçu yönünden;
Temyiz isteminin reddine ilişkin 22/06/2015 tarihli ek kararda bir isabetsizlik görülmediğinden, bu karara yönelik sanık … müdafisinin temyiz itirazlarının reddiyle, temyiz isteminin reddine dair ek kararın istem gibi ONANMASINA,
2-Sanıklar …, … ve … … hakkında hakaret suçları yönünden;
Sanıklara yüklenen hakaret suçuna ilişkin yasa maddesinde öngörülen cezanın üst sınırı uyarınca, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e. ve 67/2. maddelerine göre, suçun tabi bulunduğu 8 yıllık olağan dava zamanaşımının gerçekleştiği anlaşıldığından, katılan sanıklar …, … ve … … müdafilerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmekle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca, tebliğnameye aykırı olarak, başkaca yönleri incelenmeksizin HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, ancak, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan sanıklar hakkında açılan kamu davalarının gerçekleşen asli dava zamanaşımı nedeniyle, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e. ve …nın 223/8. maddeleri gözetilerek DÜŞMESİNE,
3-Sanıklar … ile … hakkında tehdit suçundan kurulan hükümler yönünden;
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
a-Sanık … yönünden;
aa-02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK’nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamına alındığı anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
bb-Kabule göre de;
6545 sayılı Kanun’un 72. maddesiyle, CMK’nın 231/8. maddesinde yapılan değişikliğin suç tarihi itibariyle yürürlükte olmaması nedeniyle, CMK’nın 231. maddesinin uygulanmasına engel mahkumiyeti bulunmayan sanığın, kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurularak, yeniden suç işleyip işlemeyeceği konusunda bir değerlendirme yapılıp, sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, “6545 sayılı yasa 72. madde ile değişik 5271 sayılı CMK’nun 231/8 maddesi gereği denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işleme nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği düzenlendiğinden ve sanığın Çaycuma Asliye Ceza Mahkemesi’nin 30/07/2010 tarih ve 2010/305-2010/304 EK sayılı dosyasında hakkında daha önce hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilerek ilamın 14/09/2010 tarihinde kesinleştiği anlaşıldığından sanık hakkında yasal unsurları oluşmadığından ” biçimindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
b-Sanık … yönünden;
aa-Sanık hakkında aynı olay bütünlüğü içerinde işlenen kasten yaralama suçlarından ilk haksız hareketin kim tarafından meydana geldiği dosya kapsamından net olarak anlaşılamadığı gerekçesiyle haksız tahrik indirimi yapıldığı halde, tehdit suçundan haksız tahrik hükümleri uygulanmayarak çelişkiye yol açılması,
bb-TCK’nın 61/6. maddesine aykırı olarak, aynı Kanunun 62. maddesi uyarınca yapılan indirim sırasındaki hesap hatası nedeniyle sonuç cezanın 2 yıl 1 ay yerine, 1 yıl 13 ay hapis cezası olarak eksik tayin edilmesi,
Kanuna aykırı ve katılanlar … ve … ile katılan sanık … müdafii ile katılan sanık … müdafisinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, tebliğnameye aykırı olarak HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 22/06/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.