YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/31711
KARAR NO : 2023/16398
KARAR TARİHİ : 22.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, kasten yaralama, hakaret
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
… Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.03.2016 tarihli ve 2015/235 Esas, 2016/95 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında,
1. Tehdit ve kasten yaralama suçlarından, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat,
2. Hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ile dördüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 11 ay 20 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 51 inci maddesi uyarınca hükmolunan hapis cezasının ertelenmesine ve 1 yıl denetim süresi belirlenmesine,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılanın temyiz isteğinin, tehdit ve kasten yaralama eylemlerinin gerçekleştiğine, görevinin engellenmeye çalışıldığına, hakaret suçundan hükmolunan cezanın hakkaniyete uygun olmadığına ve cezanın ertelenmemesi gerektiğine, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Muhtar olan katılanın, köy bekçiliği yapan tanık … ve köy azası olan tanık … ile birlikte su sayaçlarını kontrol etmek amacıyla evine gittikleri sanığın kapıya çıkarak, bekçinin su saatini kontrol ettiği esnada katılana hitaben “Defol git lan şerefsiz, benim kapıma gelme döverim, sen kimsin de benim kapıma geliyorsun, a.. ağızlı.” diyerek üzerine yürüdüğü iddiasıyla açılan davaya ilişkin, Mahkemece, tanıklardan …’nün sanığın “Defol git lan şerefsiz, döverim seni sen kimsin benim kapıma geliyorsun.” demek suretiyle katılanın üzerine yürüdüğünü beyan etmesine karşın, diğer tanık …’nin sanığın “Şerefsiz defol git.” dediğini ancak tehdit ettiğini duymadığını ve katılanın üzerine yürüdüğünü görmediğini belirtmesi, sanığın üzerine atılı eylemleri inkar etmesi ve tüm dosya kapsamıyla, tehdit ve kasten yaralamaya teşebbüs eylemlerinin işlendiğine ilişkin kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince sanık hakkında beraat kararları verildiği; hakaret suçu yönünden ise katılanın anlatımı, tanıklar … ve …’nin beyanları gözetilerek sanığın, katılana hitaben “Şerefsiz, defol git.” demek suretiyle atılı suçu işlediği kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Tehdit ve Kasten Yaralama Suçları Yönünden
Sanığın atılı suçlamaları kabul etmemesi, tanık anlatımları ve taraflar arasında husumet bulunması dikkate alındığında, Mahkemece, sanığın cezalandırılması için yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin bir delil bulunmadığı gerekçesiyle verilen beraat kararlarına ilişkin Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. Hakaret Suçu Yönünden
Katılanın aşamalardaki sanığın kendisine hakaret ettiğine dair anlatımın, tanıklar … ve …’nin beyanlarıyla desteklenmesi ve tüm dosya kapsamıyla, hakaret suçunun sabit olduğunun anlaşılmasının yanı sıra sanığın adli sicil kaydında kasıtlı bir suçtan üç aydan fazla hapis cezasına mahkûmiyetinin bulunmadığı gözetildiğinde, Mahkemece hapis cezasının ertelenmesine ilişkin takdir de hukuka uygun bulunmakla, yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1. 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasında ağırlaştırıcı neden olarak öngörülen aleniyetin oluşabilmesi için, olay yerinde başkalarının bulunması yeterli olmayıp, hakaretin belirlenemeyen sayıda kişi ve herkes tarafından görülme, duyulma ve algılanabilme olasılığının bulunması, herhangi bir sınırlama olmaksızın herkese açık olan yerlerde işlenmesinin gerekmesi karşısında, sanığın evinin kapısının önünde gerçekleştiği anlaşılan hakaret eyleminde aleniyet öğesinin ne şekilde oluştuğu açıklanmadan, yetersiz gerekçeyle verilen cezanın anılan Kanun maddesi gereğince artırılması,
2. Sanığın savunmasında, katılanın elinde sigara olduğu halde ikametine girmek istediğini, sigara ile giremeyeceğini söylemesi üzerine “Buraya gel kozlarımızı burada paylaşalım.” dediğini belirtmesi, bu anlatımının tanık …’nin beyanıyla desteklenmesi, tanık …’nin “Sanığın elinde sigara vardı içip içmediğini atıp atmadığını bilmiyorum.” şeklinde anlatımı ve taraflar arasında önceye dayalı husumet bulunduğunun da anlaşılması karşısında, olayın çıkış sebebi ve gelişimi üzerinde durulup, eylemlerin öncelik sonralık ilişkisi de değerlendirilerek, sanık hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
3. Bozma sonrası yapılacak yargılamada hakaret suçunun aleni bir yerde işlenmediğinin kabul edilmesi halindeyse, 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde basit yargılama usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanunla eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa’nın 38. maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
A. Tehdit ve Kasten yaralama Suçları Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle, Mahkemenin kararında katılan tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Hakaret Suçu Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle, Mahkemenin kararına yönelik katılanın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.03.2023 tarihinde karar verildi.