Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2020/32372 E. 2021/23802 K. 07.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/32372
KARAR NO : 2021/23802
KARAR TARİHİ : 07.10.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

KARAR

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü
A-Sanıklar …, …, … ve … hakkında kasten yaralama eylemlerine ilişkin verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına karşı yalnızca itiraz yolu açık olup, yapılan başvurunun bu doğrultuda değerlendirilmesinin gerekli bulunduğu,
Anlaşıldığından, katılan …’ün tebliğnameye uygun olarak, temyiz davası isteği hakkında KARAR VERMEYE YER OLMADIĞINA, dosyanın incelenmeksizin mahalline İADESİNE,
B-Sanık … hakkında müşteki …’i kasten yaralama eyleminden kurulan mahkumiyet ve sanık … hakkında müşteki …’i kasten yaralama, müşteki … ve … ile katılan …’e yönelik tehdit eylemlerinden kurulan mahkumiyet hükümlerinin incelenmesinde ise;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve belgeler ile gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Sanığa yükletilen kasten yaralama eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,

Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından, sanık …’ün ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
2- Sanık … hakkında müşteki …’i kasten yaralama ve müşteki … ile katılan …’e yönelik tehdit eylemlerinden kurulan mahkumiyet hükümlerinin incelenmesinde, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Ceza yargılamasının en önemli ilkelerinden biri olan ” süpheden sanık yararlanır” ilkesi uyarınca, sanığın üzerine atılı suçtan cezalandırılmasının temel koşulu, suçun kuşkuya yer vermeyen bir kesinlikle ispat edilmesidir. Gerçekleşme şekli kuşkulu ve tam olarak aydınlatılmamış olaylar ve iddialar sanık aleyhine yorumlanarak mahkumiyet hükmü kurulamaz. Ceza mahkumiyeti yargılama aşamasında toplanan ihtimali kanıya değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalıdır. Bu ispat hiçbir kuşku ve başka türlü bir oluşa olanak vermeyecek açıklıkta olmalıdır. Bu açıklamalar doğrultusunda sanığın aşamalarda suçlamaları kabul etmemesi, dinlenen tanıkların iddia edilen eylemlere dair bir beyanlarının olmaması ve genel olarak sanığın müşteki ve katılanlar tarafından dövüldüğünü beyan etmeleri, iddia edilen bıçak ve küreğin ele geçirilememesi, müşteki …’in soruşturma aşamasında, sanığın kendisine vurmaya çalıştığını, kendisini korumak amacıyla sanığa birkaç tane yumruk attığını, sonra kendilerini ayırdıklarını, kimsenin kendisini dövmediğini ve sağlık durumunun iyi olması nedeniyle hastaneye sevk edilmek istemediğini beyan etmesi ve sanığın bıçakla tehdit eyleminden bahsetmemesi, kovuşturma evresinde ise bu beyanı ile çelişki oluşturacak şekilde sanıkla yumruklaştıklarını ve karşı tarafta bıçak olduğunu beyan etmesi, müşteki hakkında yaralandığına dair herhangi bir adli rapor düzenlenmemesi, müştekinin oğlu olan …’in de soruşturma aşamasında bıçakla tehdit eyleminden bahsetmeyerek, kasten yaralama suçuna ilişkin ise babası … ile aynı doğrultuda beyanda bulunması ancak kovuşturma evresinde sanığın elindeki kürekle babası …’in başına vurduğunu ve kavga esnasında sanığın oradan ayrılıp elinde bir kasap bıçağı ile geri döndüğünü, bu bıçak ile amcası …’i bıçaklamak istediğini ancak yapamadığını beyan etmesi ve müştekinin beyanından başka sanığın savunmasının aksini ispata elverişli somut delil bulunmadığı gözetilmeden müşteki … ile katılan …’in beyanlarının ne şekilde sanık savunmalarına üstün tutulduğu ve sanığın ne şekilde atılı suçları işlediği yeterince açıklanıp tartışılmadan yetersiz gerekçe ile sanık hakkında yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı ve sanık …’ün temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye aykırı olarak HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas /hüküm mahkemesine gönderilmesine, 07/10/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.