Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2020/32703 E. 2023/15832 K. 08.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/32703
KARAR NO : 2023/15832
KARAR TARİHİ : 08.03.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hakaret, kasten yaralama

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Danıştay Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 8 inci maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu … Asliye Ceza Mahkemesinin kararı ile sanığın hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, dördüncü fıkrası ile 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 11 ay 20 gün, kasten yaralama suçundan ise 5237 sayılı Kanunu’nun 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası ile 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 ay 20 gün hapis cezaları ile cezalandırılmasına, 53 ile 58 inci maddeleri uyarınca da tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi, cezayı hak etmediğine, doktorun müdahale etmemesi nedeniyle paniklediğine, pişman olduğuna ve hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Hastalanan çocuğunu acil servise getiren sanığın sıra beklemesi gerektiği uyarısına sinirlenerek doktor olan katılana “şerefsiz doktor” diyerek hakaret edip, yumruk atmaya çalışması suretiyle kasten yaralama suçuna teşebbüs ettiği iddiasıyla açılan davada, sanık savunması, tanık beyanları çerçevesinde Mahkeme sanığın her iki suçtan cezalandırılmasına karar vermiştir
IV. GEREKÇE
1.Muayene sırasını beklemesi kendisine söylenen sanığın, doktor olan katılana “şerefsiz” diyerek hakaret edip, yumruk attığının, katılanın ifadesi, tanıklar … ile …’nin beyanları ile tüm dosya kapsamından anlaşılmakla atılı suçların sanık tarafından işlendiğine yönelik Mahkemenin inanç ve takdirinde bir hukuka aykırılık görülmemiş, tekerrüre esas sabıkası olması nedeniyle seçimlik ceza içeren her iki suçta temel ceza belirlenirken 5237 sayılı Kanunun 58 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca hapis cezasının tercih edilmesinin yasal zorunluluk olması nedeniyle sanığın hapis cezalarının adli para cezasına çevrilmesi gerektiği yönündeki temyiz nedenine de itibar edilmemiştir.
2.Sanığa yükletilen hakaret ve kasten yaralama eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanun’a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
İkinci kez mükerrir olduğu anlaşılan sanık hakkında 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanun’un 108 inci maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanmasına karar verilmemiş, kasten yaralama suçunda eylemin katılanın yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle gerçekleştirilmiş olmasına karşın 5237 sayılı Kanunun 86 ncı maddenin üçüncü fıkrasının (c) bendi uygulanmamış ise de, aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı anlaşılmış ve sanığın diğer temyiz sebepleri de yerinde görülmemiştir.
3.Sanık hakkında kurulan hükümlerde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen aşağıda belirtilen dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
Adli sicil kaydında yer alan en ağır cezayı içeren ilam yerine daha az cezayı içeren birden fazla ilamın tekerrüre esas alınması, isabetli görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle karara yönelik sanık …’nın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanunun 322 nci maddesi gereği karardan tekerrür uygulamasına ilişkin hüküm fıkrası çıkarılıp, yerine “Sanığın … Asliye Ceza Mahkemesinin 2006/141-2007/554 E-K sayılı ilamı ile konut dokunulmazlığının ihlali suçundan verilen 2 yıl hapis cezası nedeniyle mükerrir olduğu anlaşıldığından, 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, cezasının infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” ve 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca cezayı aleyhe değiştirme yasağı da gözetilerek 5275 sayılı Kanunun 108 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca koşullu salıverme süresine eklenecek miktarın … Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/403-2011/263 E-K sayılı ilamı ile kasten yaralama suçundan verilen 9 ay hapis cezası esas alınarak belirlenmesi” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükümlerin, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.03.2023 tarihinde karar verildi.