YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/33578
KARAR NO : 2022/8415
KARAR TARİHİ : 24.03.2022
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Göçmen kaçakçılığı
HÜKÜM : Düşme
K A R A R
Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-CMK’nın 257/2. maddesindeki “Müsadere veya iade olunacak eşya veya diğer malvarlığı değerleri üzerinde hakkı olan kimseler de duruşmaya çağrılır. Bu kişiler, sanığın sahip olduğu hakları kullanabilirler” amir hüküm karşısında, yasal mirasçılar … ve …’nin duruşmadan haberdar edilmeyerek yokluklarında yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-TCK’nın 64. maddesindeki “Sanığın ölümü halinde kamu davasının düşürülmesine karar verilir. Ancak, niteliği itibarıyla müsadereye tabi eşya ve maddi menfaatler hakkında davaya devam olunarak bunların müsaderesine hükmolunabilir.” ile CMK’ nın 223/8. maddesindeki “Türk Ceza Kanununda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı ya da soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması halinde davanın düşmesine karar verilir.” şeklindeki düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde, düşme kararı, sanık ile devlet arasındaki cezai nitelikteki ilişkiyi sona erdiren nedenlerden birisini oluşturmaktadır. Dolayısıyla hakkında düşme kararı verilen kimsenin hukuk düzeni açısından hüküm giymiş gibi kabul edilerek bir suç işlediği gerekçesiyle hakkında doğrudan ceza (hapis veya adli para cezası) olmasa da güvenlik tedbiri biçiminde cezai sonuçlar da uygulanması mümkün değildir.
Güvenlik tedbiri olan müsaderenin uygulanabilmesi için kişinin suç işlediğinin kesinleşen bir mahkeme kararı ile ortaya konulması gerekir. Nitekim Ceza Genel Kurulunun 2009/7 – 96 Esas, 2009/188 Karar sayılı kararında da, sanıktan ele geçirilen ve bizatihi müsadereye tabi olmayan eşyanın müsaderesine karar verilebilmesi için öncelikle işlediği eylemin suç teşkil etmesinin gerekli olduğu vurgulanmıştır.
Somut olayda; TCK’nın 64 ve CMK’nın 228. maddeleri uyarınca davanın düşmesine dair karar, kişinin suç işlediğini ortaya koyan bir mahkeme hükmü niteliğinde bulunmadığından ve müsadereye konu eşyanın niteliği itibariyle bizatihi müsadereye tabi olan eşya olmaması karşısında, söz konusu eşyanın yasal mirasçılara iadesine karar verilmesi gerekirken TCK’nın 54. maddesi gereğince müsaderesine karar verilmesi,
Kanuna aykırı ve yasal mirasçılar … ve …’nin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye uygun olarak, HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 24/03/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.