Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2020/34908 E. 2023/15682 K. 06.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/34908
KARAR NO : 2023/15682
KARAR TARİHİ : 06.03.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece,
A. Sanık … hakkında hakaret suçundan, 5271 sayılı Kanun’un (5271 sayılı Kanun) 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat,
B. Sanık … hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci fıkrası, 58 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanığın temyiz isteği, hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, katılana değil oğluna yönelik söz söylediğine, hakaret kastı bulunmadığına, sözlerinin yakınma anlamında olduğuna, katılanın oğlundan kaynaklı haksız eylemler nedeniyle atılı sözleri söylediğine, haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine, vesaire ilişkindir.
B. Katılan vekilinin temyiz isteği; sanık ikrarının kesin delil olduğuna, sanık …’un videoyu diğer sanık … ile birlikte hazırladıklarını ikrar ettiğine, böylelikle sanığın atılı hakaret suçuna iştirak ettiğine ve bu nedenle beraat kararı verilmesinin hatalı olduğuna, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemece, “Deliller ve tüm dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesiyle, sanık … ve sanık …’in şikâyetçi … hakkında bir CD hazırladıkları, bu CD’ yi 12.03.2015 tarihinde … isimli video paylaşım sitesinde şikâyetçinin bilgisi dışında “…” hesabı oluşturarak aynı gün bu hesap üzerinden “… aday adayı ….” şeklinde isimlendirerek paylaştıkları, söz konusu CD içeriğinde katılana “Ahlaksız adam.” demek suretiyle sanık …’ın da kabul etmesiyle hakaret ettiği …, her ne kadar sanık … hakkında hakaret suçundan 5237 sayılı Kanun’un 125/1 inci ve 37 nci maddeleri uyarınca cezalandırılması istemi ile mahkememize kamu davası açılmış ise de, hakaret eylemini gerçekleştirenin diğer sanık … olduğu, sanık …’in ise sadece video çekimi yaptığı, videoyu internete koyduğuna ilişkin iddiadan başka cezalandırılmasına yeter her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği anlaşıldığından sanığın üzerine atılı suçtan dolayı 5271 sayılı Kanun’un 223/2-e maddesi gereğince beraatine şeklinde karar vermek gerektiği” şeklindeki gerekçeyle beraat ve mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
B. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
1. Hakaret fiilinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref, ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir. Sanığın, katılana yönelik sarf ettiği kaba hitap tarzı niteliğindeki sözlerinin, muhatabının onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmaması nedeniyle hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, mahkûmiyet kararı verilmesi,
2. Kabule göre de; sanığın video paylaşım sitesinde görüntü paylaşması şeklinde gerçekleşen eyleminde, görüntülerin herkese açık ve herkes tarafından görülme olanağı olup olmadığı belirlendikten sonra, sonucuna göre 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasına göre artırım yapılıp yapılmayacağının tartışılmaması,
Nedeniyle hukuka aykırılık görülmüştür.
V. KARAR
A. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık …’ın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.03.2023 tarihinde karar verildi.