YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/10025
KARAR NO : 2022/6412
KARAR TARİHİ : 02.03.2022
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Tehdit suçu açısından;
a)Sanığın, katılana söylediği iddia ve kabul edilen sözlerin, TCK’nın 106/1. maddesinin 1. cümlesinde düzenlenen tehdit suçunu oluşturduğu gözetilmeden, TCK’nın 106/1. maddesinin 2. cümlesi uyarınca sair tehdit suçundan hüküm kurulması,
b)… Asliye Ceza Mahkemesi’nin 14/09/2015 tarih, 2015/336 esas ve 2015/931 sayılı ilamında, aynı sanığın aynı mağdura karşı 04/03/2015 tarihinde gerçekleştirdği tehdit eylemi nedeniyle mahkumiyet hükmü kurulması, bu hükmün 16/10/2015 tarihinde kesinleşmesi, bu ilama konu iddianamenin 09/04/2015 tarihinde düzenlenmesi nedeniyle inceleme konuya tehdit suçu ile arasında hukuki kesinti bulunmaması karşısında; sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulama yerinin bulunup bulunmadığının tespiti ile varsa mükerrer cezalandırılmanın önüne geçilmesi bakımından, belirtilen dava dosyasının bu davayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dosya içine konulması sağlanarak, sanık hakkında TCK’nın 43. maddesinin uygulanma koşullarının gerçekleştiğinin tespiti halinde Ceza Genel Kurulu’nun 21.05.2013 tarih, 2012/13-1543 esas ve 2013/257 karar, 15/03/2016 tarih, 2014/10-847 esas ve 2016/128 sayılı kararlarındaki ilkeler de dikkate alınarak TCK’nın 43. maddesi uyarınca artırım uygulanıp kesinleşen dosya yönünden de mahsup işleminin yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
c)Suç tarihinden önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olan sanık hakkında tehdit suçundan belirlenen 22 gün hapis cezasının, TCK’nın 50/3. maddesi uyarınca anılan maddenin 1. fıkrasında belirtilen seçenek yaptırımlardan birisine çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Hakaret suçu açısından;
Hakaret suçunun, haksız bir fiile tepki olarak işlendiğinin kabul edilmesi karşısında, özel hüküm olan ve daha lehe düzenlemeler içeren TCK’nın 129/1. maddesi yerine genel tahrik kurumunu düzenleyen aynı Kanunun 29. maddesi ile hüküm kurulması,
3-Her iki hüküm açısından;
17/10/2019 gün ve 7188 sayılı Kanunun 24. maddesiyle değişik CMK’nın 251. maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, CMK’ya 7188 sayılı Kanunla eklenen geçici 5. maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14/01/2021 tarihli ve 2020/81 esas, 2021/4 sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38. maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve CMK’nın 251/1. maddesi kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa’nın 38. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nın 7 ve CMK’nın 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık …’nın temyiz nedenleri yerinde görülmüş olduğundan, tebliğnameye uygun olarak HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 02/03/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.