Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/12685 E. 2021/14029 K. 18.05.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/12685
KARAR NO : 2021/14029
KARAR TARİHİ : 18.05.2021

KARAR

Hakaret suçundan sanık …’in 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 125/1, 125/4 43/1,62/1. maddeleri uyarınca 2.180 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Bolu 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/05/2019 gün ve 2017/463 Esas, 2019/296 sayılı kararının, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 19/02/2021 tarih ve 2020/75178 sayılı kanun yararına bozulmasına ilişkin istem yazısıyla dava dosyası Dairemize gönderilmekle incelendi:
İstem yazısında; “ Bolu 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/05/2019 gün ve 2017/463 Esas, 2019/296 Karar sayılı kararıyla sanık … hakkında,
Hakaret suçundan: TCK nun 125/1, 125/4, 43/2-1, 62, 52/2-4 maddeleri uyarınca 2180 TL Adli Para Cezası ile mahkumiyetine hükmedildiği,
Kesin olarak verilen hükmün istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleştiği görülmüştür.
Bolu 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/05/2019 gün ve 2017/463 Esas, 2019/296 Karar sayılı dosyası incelendiğinde,
Aleniyetin gerçekleşmesi için olay yerinde başkalarının bulunması yeterli olmayıp, hakaretin belirlenemeyen sayıda kişi tarafından görülme, duyulma ve algılanabilme olasılığının bulunması, herhangi bir sınırlama olmaksızın herkese açık olan yerlerde işlenmesinin gerekmesi karşısında, şehirlerarası sefer yapan yolcu otobüsü içindeki sözleri nedeniyle sanık hakkında TCK’nın 125/4. maddesinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayini yasaya aykırı bulunmuş, anılan hüküm istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşmesi nedeniyle CMK’nin 310/1. maddesi yollamasıyla aynı Kanun’un 309. maddesi uyarınca kanun yararına bozma yoluna başvurulması zorunluluğu doğmuştur.
Yukarıda açıklanan gerekçelerle, Bolu 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/05/2019 gün ve 2017/463 Esas, 2019/296 Karar sayılı kararının, 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASI, aynı maddenin 4. fıkrasının (d) bendi gereğince de bir karar verilmesi, Talep ve evrak tebliğ olunur.” denilmektedir.
Hukuksal değerlendirme:
5237 sayılı TCK’nın 125. maddesinin 1. fıkrasında; Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. Mağdurun gıyabında hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç kişiyle ihtilât ederek işlenmesi gerekir.” hükmüne yer verilmiş, aynı Kanun’un 4. fıkrasında da “hakaretin alenen işlenmesi halinde ceza altıda biri oranında artırılır.” hükmü düzenlenmiştir.
Aleniyet hakaret eyleminin herkesin duyabileceği, görebileceği ve sayısı belli olmayan birden fazla kişiler tarafından algılanabilir olması anlamına gelmektedir. Aleniyet nedeniyle artırım yapılmasının amaçlarından biri mağdurun onur ve şerefinin, fiili başkalarının duyması veya duymasına açık olması nedeniyle daha fazla zarar görmesi diğeri ise hukuka aykırılık teşkil eden fiilin bizatihi aleni olarak icra edilmesidir.
İnceleme konusu somut olayda; sanığın, hakaret içeren sözlerini aleni yerlerden olan şehirlerarası sefer yapan yolcu otobüsünde söylemesi nedeniyle hakkında TCK’nın 125/4. maddesinin uygulanmasında isabetsizlik bulunmadığından kanun yararına bozma talebinin reddine karar verilmiştir.
Sonuç ve Karar:
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden, CMK’nın 309. maddesi uyarınca KANUN YARARINA BOZMA İSTEĞİNİN REDDİNE, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE, 18/05/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.