YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/13025
KARAR NO : 2023/21971
KARAR TARİHİ : 04.10.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/936 E., 2016/116 K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Danıştay Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 8 inci maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararıyla sanığın hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci fıkrası ile 62 nci maddesi uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi, suça konu mesajın sanık tarafından gönderilmediği ile sanık hakkında karşılıklı hakarete dair hükümlerin uygulanması gerektiğine yöneliktir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, gönderdiği mesajda yer alan sinkaflı sözlerle katılana hakaret ettiği iddiasıyla açılan davada Mahkeme, katılanın beyanı ile mesaj tespit tutanağına göre sanığın, sübut bulan eyleminden dolayı hakaret suçundan cezalandırılmasına karar vermiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık Müdafiinin Temyiz Nedenleri Yönünden
Şikayetçinin ifadesi, mesaj tespit tutanağı ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, sanığın, gönderdiği mesajdaki sinkaflı sözleriyle katılana hakaret ettiği anlaşılmakla bu suçu işlediğine dair Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık görülmemiş, adli sicil kaydına göre tekerrüre esas sabıkası olduğu anlaşılan sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin uygulanmasına karar verilmemiş ise de, aleyhe temyiz olmadığından bu husus bozma nedeni yapılmamış, sanığın suçta kullanılan telefon hattının kendisine ait olduğunu kabul etmesi, mesajın katılanın oğlu tarafından kendi telefonu kullanılarak gönderildiği biçimindeki savunmasının ise hayatın olağan akışına aykırı olması ile dosya kapsamından katılanın öncesinde sanığa hakaret ettiğine dair bir tespite ulaşılamaması karşısında, yerinde görünmeyen temyiz nedenlerine de itibar edilmemiştir.
B. Sair Temyiz Nedenleri Yönünden
1.Hapis cezasının kanuni sonucu olarak 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesindeki hak yoksunluklarına karar verilmemesi,
2.7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde basit yargılama usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanunla eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Nedenleriyle hukuka aykırılık görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık … müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.10.2023 tarihinde karar verildi.