Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/13233 E. 2023/22028 K. 04.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/13233
KARAR NO : 2023/22028
KARAR TARİHİ : 04.10.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/208 E., 2016/331 K.
SUÇ : Fuhuş
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, düzeltilerek onama
Sanık … müdafiinin temyiz isteğinin, vekâlet ücretine hükmedilmemesi sebebine münhasır olduğu belirlenmiştir.

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerinin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararıyla;
1.Sanık … hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 227 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen fuhuş suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine,
2.Sanıklar … ve … hakkında;
a. Mağdur F.G.’ye yönelik fuhuş suçundan 5237 sayılı Kanun’un 227 nci maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca ayrı ayrı 2 yıl 1 ay hapis ve 100,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına,
b. Mağdur L.İ.’ye yönelik fuhuş suçundan 5237 sayılı Kanun’un 227 nci maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca ayrı ayrı 2 yıl 1 ay hapis ve 100,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına,
c. Mağdur Z.K.’ye yönelik fuhuş suçundan 5237 sayılı Kanun’un 227 nci maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca ayrı ayrı 2 yıl 1 ay hapis ve 100,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
Tebliğname’de sanıklar … ve … hakkında fuhuş suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerinin onanması, sanık … hakkında fuhuş suçundan kurulan beraat hükmünün vekalet ücreti yönünden düzeltilerek onanması yönünde görüş bildirilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık …’ın temyiz isteği; verilen kararın Yargıtay içtihatlarına, usul ve yasaya aykırı olduğuna, suçun yasal ögelerinin oluşmadığına, fuhuştan bahsetmeye imkan bulunmadığına, dosyada beyanı alınan E.T. ve S.Ş.’nin anlatımları, dosyaya sunduğu sigortalılık belgesi mağdurların duruşma beyanlarında kollukta baskı altında beyanda bulunduklarına dair anlatımları karşısında dosyada mahkûmiyetini gerektirir delil bulunmadığından beraatine karar verilmesi ve resen gözetilecek nedenlerle hükümlerin bozulması gerektiğine ilişkindir.
Sanık … müdafiinin temyiz isteği; gizli ve soyut bir ihbar üzerine soruşturmanın başlatıldığına, kolluk kuvvetlerinin tamamen uydurma bir ihbarla kendi kendilerine işlem yaptıklarına, iddia dışında hiç bir delil bulunmadığına, yakalamanın hukuka uygun olmadığına, mağdurların kovuşturma aşamasındaki beyanları göz önüne alındığında kolluğun tehdit ve telkinlerle irade sakatlığı oluşturduğunun ve polis merkezinde alınan ifadelerin etki altında alındığının açıkça görüldüğüne, Mahkemece gerçekten fuhuş yapılıp yapılmadığı ve fuhuş yapılmışsa sanıkların ortak iradeleriyle mi yoksa müvekkil sanığın zorlaması nedeniyle mi yapıldığının tespit edilmediğine, gerekçeli kararda sadece polis merkezinde alınan ifadelerin yeterli görüldüğüne kovuşturma aşamasında alınan beyanlarla oluşan çelişkinin giderilmediğine, mağdurların sanığın atılı suçu işlemediğine dair açık olan kovuşturma beyanlarının sanığın aleyhine yorumlanmasının ceza hukukunun temel ilkeleri ile bağdaşmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi uyarınca sanığın beraat etmesi gerektiğine, diğer sanık … hakkında aynı saunada çalışan aynı mağdurlar yönünden Adana 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/837 Esas, 2016/183 Karar sayılı dosyasında 17.03.2016 tarihli kararla beraat kararı verilirken bu dosyada mahkûmiyet kararı verildiğine, bu hususun AİHS ile en temel anayasal haklara aykırı olduğuna, sanık hakkında haksız ve hukuka aykırı olarak verilen mahkûmiyet kararının bozulması gerektiğine, resen gözetilecek nedenlerle hükümlerin bozulması gerektiğine ilişkindir.
Sanık … müdafiinin temyiz isteği; hakkında beraat kararı verilen sanık hakkında vekalet ücretine hükmedilmediğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.İhbar üzerine sanıklar … ve …’ın … Sauna isimli işyerinin işletmecileri oldukları ve fikir ve eylem birliği içerisinde mağdurlar …, … ve …’nın gelen müşterilerle cinsel tatmin sağlamaları yönünde aracılık ederek yer sağladıkları Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.
2. Sanıkların savunmaları, mağdurlar ve tanıklar O.K., E.T. ve S.H.Ş.’nin beyanları tespit edilerek dava dosyasına eklenmiştir.
3.Olay tutanağı dava dosyasında mevcuttur.
IV. GEREKÇE
A. Sanık … Müdafiinin Vekalet Ücretine Yönelik Temyizi Yönünden
Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14 üncü maddesinin 4 üncü fıkrası uyarınca, beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına Hazine aleyhine maktu vekalet ücreti tayin olunması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
B. Sanıklar … ve … Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükümleri Yönünden
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1.Sanıklara ek savunma hakkı verilmeden, 3 fuhuş eyleminde iddianamede gösterilmeyen 5237 sayılı Kanun’un 227 inci maddesinin ikinci fıkrasının ve mağdur L.İ’ye yönelik fuhuş eyleminde 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasının uygulanması suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 226 ncı maddesinin ikinci fıkrasına aykırı davranılması,
2.Sanıkların aşamalarda üzerlerine atılı suçlamaları kabul etmedikleri, mağdurların aşamalardaki beyanlarında sanıkların kendilerine gelen müşterilerle cinsel tatmin sağlamaları yönünde aracılık ederek yer sağladıklarına yönelik bir anlatımın bulunmaması, soruşturma ve kovuşturma aşamalarında beyanları tespit edilen tanıklar O.K., E.T. ve S.H.Ş. ile kovuşturma aşamasında dinlenilmesinden vazgeçilip soruşturma beyanlarına itibar edilen tanıklar N.A. ile K.K.’nin beyanlarında sanıkların fuhuş aracılığı yaptığına, normal ücret haricinde bir ücret aldığına dair bir anlatımın bulunmaması karşısında; fuhuş suçunun unsurlarının oluşup oluşmadığı ve oluşa göre hangi mağdurun hangi müşteriyle fuhşuna aracılık edildiği belirlenerek 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasının şartlarının ne şekilde gerçekleştiği kanıtlara dayalı olarak açıklanmadan ve 5271 sayılı Kanun’un 211 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine aykırı olarak kovuşturma aşamasında dinlenilmelerinden vazgeçilen tanıklar N.A. ile K.K.’nin soruşturma aşamasındaki beyanları duruşmada okunmadan eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde hükümler kurulması,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Sanık … Müdafiinin Vekalet Ücretine Yönelik Temyizi Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) paragrafında açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasına; “sanık … kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 14 üncü maddesinin 4 üncü fıkrası uyarınca, beraat eden ve kendisini vekille temsil ettiren sanık yararına 1.800,00 TL vekalet ücretinin Hazine’den alınıp sanığa verilmesine…” ibaresinin eklenmesi suretiyle, HÜKMÜN, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

B. Sanıklar … ve … Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükümleri Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) paragrafında açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık … müdafii ve sanık …’ın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.10.2023 tarihinde karar verildi.