YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/13743
KARAR NO : 2023/21090
KARAR TARİHİ : 14.09.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/734 E., 2016/293 K.
SUÇ : Görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun’un) 265 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci, 53 üncü maddeleri uyarınca 6 ay 7 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına hükmedilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteminin, mahkemenin eksik inceleme ile usul ve yasaya aykırı şekilde karar verdiğine, ifadelerini dikkate almadığına, başka delillere gerek görmeksizin karar verdiğine, bu ve resen dikkate alınacak nedenlerle kararın bozulması talebine yönelik olduğu görülmüştür.
III. OLAY VE OLGULAR
Alkollü olan sanığın, kavga ihbarı üzerine olay yerine intikal eden polis memurlarından katılan … T.’ye saldırıp, gömleğinden tutup çekmek ve arbede sırasında gömleğin düğmelerini koparmak suretiyle görevi yaptırmamak için direnme suçunu işlediği Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, adli sicil kaydında tekerrüre esas sabıka kaydı bulunan sanık hakkında tekerrür hükümleri uygulanmamış ise de aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı değerlendirilmekle, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2. Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, katılanların ve tanıkların aşamalarda, sanığın direnme eyleminin tüm katılanlara değil, sadece katılan … T.’ye yönelik olduğunu beyan etmelerine karşın, sanığın eylemini tüm katılanlara karşı tek bir fiille gerçekleştirdiği kabul edilerek tayin edilen cezanın sanığa ek savunma hakkı da verilmeksizin 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca arttırılması hususları dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasından “5237 Sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrasının uygulanmasına” ilişkin 2 nci maddenin çıkarılarak sanık hakkında verilen sonuç hapis cezasının uygulamaya göre 5 aya indirilmesi suretiyle HÜKMÜN, Tebliğnameye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.09.2023 tarihinde karar verildi.