YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/1431
KARAR NO : 2023/16028
KARAR TARİHİ : 14.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hakaret, kişilerin huzur ve sükununu bozma
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkeme kararı ile sanık hakkında, hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesi, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmiştir.
B. Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkeme kararı ile sanık hakkında, kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 123 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteğinin; kararın temyiz edilmesi talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın eski kız arkadaşı olan katılandan ayrılmasından sonra onu cep telefonundan arayarak “Ananı bacını s…yim, babanın ağzından s…yim o..pu, kaşar.” şeklinde sözlerle hakarette bulunduğu, ayrıca katılanı aynı gün içinde defalarca arayarak rahatsız ettiği ve yine telefonuna gönderdiği üç ayrı mesaj ile “Sana çok büyük sürprizim var, çok önemli sen anladın zaten ölesiye kadar unutmuycam seni unutmam, bol bol onun bunun altına yatarsın paranı alırsın, köpeğim demi iftiracı köpek he.” şeklinde mesajlar ile hakaret ettiği, katılanın aşamalarda değişmeyen beyanı, katılanın beyanlarını doğrulayan çağrı kaydı, mesaj tespit tutanağı ve telefon inceleme tutanağı karşısında, eylemlerin sabit olduğu Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanığın soruşturma aşamasında katılanın da kendisini araması üzerine aradığını belirtmesi karşısında; TİB’den tarafların suç tarihindeki HTS kayıtlarının getirtilmesi suretiyle aralarındaki karşılıklı görüşmelerin olup olmadığı, hakaret içeren mesajlar dışında sanığın katılanı kaç kez aradığı ve mesaj attığı belirlenerek sonucuna göre kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik incelemeyle mahkumiyet kararı verilmesi,
B. 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanuna 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
C. Adli sicil kaydı yüzüne karşı okunmayan sanığa ek savunma hakkı verilmeden, iddianamede gösterilmeyen 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin uygulanması suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 226 ıncı maddesinin ikinci fıkrasına aykırı davranılması,
D. 5237 sayılı Kanun’un 53 ncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan hak yoksunluğunun uygulanmasına ilişkin hükmün, Anayasa Mahkemesi’nin, 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı kararıyla, iptal edilmiş olması nedeniyle, uygulanma olanağının ortadan kalkmış olması,
Nedeniyle bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkeme kararına yönelik sanığın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.03.2023 tarihinde karar verildi.