Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/1436 E. 2023/15527 K. 28.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/1436
KARAR NO : 2023/15527
KARAR TARİHİ : 28.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hakaret, cinsel taciz

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Yerel Mahkemece sanık hakkında hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
B. Yerel Mahkemece sanık hakkında cinsel taciz suçundan 5237 sayılı Kanun’un 105 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyizinin atılı suçları işlemediğine, mahkemenin eksik incelemeye dayalı hükümler kurduğuna, mahkeme kararının usul ve Kanun’na aykırı olduğuna, vesaireye yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın 16.07.2014 ve 17.07.2014 tarihleri arasında kendi kullanımında olan cep telefonu ile mağduru defalarca arayarak “Eşinle beraber oluyosun da, benimle neden birlikte olmuyorsun, senin ben ne olduğunu bilmiyorum, a…na koyduğumun k…pesi, oraya gelirsem erkeklik nasıl yapılır gösteririm, üstüne çıkarsam cesaretimi gösteririm.” demek suretiyle zincirleme şekilde hakaret ve cinsel taciz suçlarını işlediği iddia ve kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden
Mağdurun aşamalardaki değişmeyen anlatımları, iletişim tespiti ve baz bilgilerine yönelik kayıtlar ile tüm dosya kapsamına göre sanıkların üzerine atılı suçların sübuta erdiğinin kabulüyle mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık bulunmadığı,
Belirlenerek yapılan incelemede sanığın temyiz istemleri yerinde görülmemiştir.
B. Sair Yönlerden
Sanığın cinsel taciz suçunu elektronik haberleşme araçlarının sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle işlemiş olmasına rağmen sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 105 inci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendinin uygulanmaması suretiyle eksik ceza tayin edilmiş ise de aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı ve sanık hakkında her iki suç bakımından 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin uygulama alanı bulamayacağı belirlenerek yapılan incelemede,
Sanığa yükletilen hakaret ve cinsel taciz eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanun’a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun’da öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Cezaların eleştirilen husus dışında kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından, sair yönlerden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.02.2023 tarihinde karar verildi.