YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/14514
KARAR NO : 2023/22237
KARAR TARİHİ : 09.10.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/550 E., 2016/109 K.
SUÇLAR : Kasten yaralama, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, ceza verilmesine yer olmadığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanık hakkında;
1. Kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesi uyarınca da hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.
2. Hakaret suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 129 uncu maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi, haksız tahrik ile lehe hükümlerin uygulanmadığına, kararın bu nedenle bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Önceye dayalı aralarında husumet bulunan tarafların olay günü unlu mamuller satan bir iş yerinde karşılaştıkları, sanığın şikâyetçiye “Ananı avradını, çolunu çocuğunu, sülaleni sinkaf edeceğim, seni öldüreceğim.” diyerek saldırdığı, yumruk vurarak şikayetçiyi yaraladığı, şikâyetçinin geriye çekilip saklandığı, sanığın işyerinden dışarı çıkarak elinde bulunan çaydanlığın içerisindeki kaynamış suyu şikâyetçinin üzerine döktüğü iddiası ile açılan davada, Mahkemece sanığın hakaret eyleminin karşılıklı olduğu kabul edilerek ceza verilmesine yer olmadığına, kasten yaralama eyleminin ise sabit olduğu görülerek cezalandırılmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Şikâyetçinin beyanı, sanığın savunması, adli muayene raporu ve tüm dosya kapsamı karşısında, sanığın üzerine atılı suçları işlediğine ve 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesi uyarınca seçenek yaptırımlara çevirme, aynı Kanun’un 51 inci maddesi uyarınca erteleme ve 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına dair Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır.
Ancak;
A. Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, ceza verilmesine yer olmadığı kararının dayanağını oluşturan uygulama maddesinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 230 uncu maddesinin ikinci fıkrası ve 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına aykırı davranılması hukuka aykırı bulunmuştur.
B. Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Taraflar arasında husumet bulunması ve sanığın savunması karşısında, olayın çıkış sebebi ve gelişimi üzerinde durularak, sanık hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
2. Sanığın kasten yaralama eylemini elindeki sıcak suyu şikâyetçinin üzerine dökmek suretiyle gerçekleştirdiğinin anlaşılması karşısında, eylemin 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi kapsamında kaldığının gözetilmemesi,
3. Kabule göre;
a. Kasten yaralama suçunun, suç tarihine göre uzlaştırma kapsamında bulunmayan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fırkasının birinci cümlesi kapsamındaki tehdit suçu ile birlikte işlendiği iddia edildiğinden, 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesinin üçüncü fıkrasına göre uzlaşma kapsamında bulunmadığı, ancak yapılan yargılama neticesinde sanığın tehdit suçundan beraat etmesi karşısında, kasten yaralama suçunun uzlaşmaya tabi hale geldiği anlaşılmakla, anılan Kanunun 35 nci maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 254 üncü maddesi uyarınca kasten yaralama suçundan uzlaştırma hükümlerinin uygulanması ve sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
b. Uzlaşmanın sağlanamaması halinde ise;
17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesi’nin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğunun belirlenmesi sebebiyle kararda bu yönlerden hukuka aykırılık bulunmuştur.
V. KARAR
A. Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükümde “ceza verilmesine yer olmadığına” ibaresinden önce gelmek üzere “5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının (c) bendi gereğince” ifadesinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B. Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı madesinin son fıkrası uyarınca sanık hakkında cezayı aleyhe değiştirme yasağının dikkate alınmasına,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.10.2023 tarihinde karar verildi.