YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/15196
KARAR NO : 2023/25904
KARAR TARİHİ : 19.12.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/756 E., 2016/231 K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bolu 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.03.2016 tarihli ve 2015/756 Esas, 2016/231 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları ile 53 üncü maddesi uyarınca 5 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanığın temyiz sebepleri, suçun işlendiği hususunda her türlü şüpheden uzak, yeterli delil bulunmadığına, tanık beyanlarının tarafsız olmadığına, hükmolunan cezanın seçenek yaptırımlara çevrilmemesine ve resen belirlenecek nedenlere ilişkindir.
2. O yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri, tarafsız tanık beyanı bulunmadığına ve sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine yöneliktir.
III. OLAY VE OLGULAR
Katılanın kiracısı olan ve iki aylık kira borcunu ödemeyen sanığın, çıkan tartışma sırasında katılana sinkaflı sözlerle hakaret ettiği iddiasıyla açılan kamu davasına ilişkin, sanık savunması, katılan beyanı, tanık anlatımları ve tüm dosya kapsamıyla, Yerel Mahkemece, katılan ve tanıklar S. A. ve N. T.’nin birbirini doğrulayan beyanlarına itibar edilip sanığın atılı suçu işlediği sabit görülmüştür.
IV. GEREKÇE
Katılanın iddiasının, tanıklar S. A. ve N. T.’nin yeminli anlatımlarıyla doğrulanması ve tüm dosya kapsamıyla, sanığa atılı suçun unsurları itibarıyla oluştuğuna dair Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık bulunmayıp, tanıkların katılanın akrabası olmasının tek başına tarafsız beyanda bulunmayacakları anlamına gelmeyeceği ve hükmolunan hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmemesine ilişkin Mahkemece yerinde ve yeterli değerlendirmede bulunulduğu da anlaşıldığından, sanığın ve O yer Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun’a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun’da öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından, sair yönlerden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararında, sanık ile O yer Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle HÜKMÜN, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
19.12.2023 tarihinde karar verildi.