Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/15858 E. 2023/23612 K. 02.11.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/15858
KARAR NO : 2023/23612
KARAR TARİHİ : 02.11.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2012/27 E., 2016/13 K.
SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 265 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesi uyarınca taksitler halinde 3.740,00 TL adli para cezası ile, hakaret suçundan ise 5237 sayılı Kanunu’nun 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ile dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca taksitler halinde 8.840,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına hükmedilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteminin özetle; aleyhine tanıklık yapan M. D. ve C. D.’nin olay günü kavga ettiği kişiler olması nedeniyle ifadelerinin dikkate alınmaması gerektiğine, atılı suçları işlemediğine, bu nedenlerle hakkındaki mahkumiyet kararlarının bozulmasına yönelik olduğu görülmüştür.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, karıştığı kavga olayına müdahale eden katılan polis memurları … T. ve … K.’yı ittirmek ve her iki katılana yönelik hakaret sözleri söylemek suretiyle üzerine atılı hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarını işlediği Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden
Olay tutanağı ve katılanların beyanları ile uyumlu olan tanıklar M. D. ve C. D.’nin anlatımları, sanığın tanık C. D.’nin küfür etmesi sebebiyle ona tepki gösterdiğinde katılanların kendilerine hakaret edildiğini sandıklarına dair hayatın olağan akışına uygun olmayan savunması karşısında, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmadığı belirlenerek yapılan incelemede sanığın temyiz istemi yerinde görülmemiştir.
B. Sair Yönlerden
1.Hakaret Suçundan Verilen Mahkûmiyet Hükmü Yönünden
Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun’a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun’da öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından,
Sair yönlerden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
2.Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Verilen Mahkûmiyet Hükmü Yönünden
Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, hüküm tarihinden önce 01.03.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5739 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikle 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin altıncı fıkrasında yer alan “yaptırım” ibaresinin “tedbir” olarak değiştirilip ve 5275 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin 4 üncü ve 9 uncu fıkralarının yeniden düzenlenip 10 uncu fıkrasının da yürürlükten kaldırılması karşısında, infazda yetkiyi kısıtlayacak şekilde ve ayrıca yerine getirilmeyen yaptırımın hapis cezasına dönüştürülmesi halinde, cezanın kısmen veya tamamen yerine getirilmesinin sadece seçenek tedbirler yönünden mümkün bulunduğu gözetilmeden, hapisten çevrilen adli para cezasının ödenmemesi halinde, 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca, kısa süreli hapis cezasının tamamen veya kısmen infaz edileceğinin sanığa ihtar edilmesine karar verilmesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
1. Hakaret Suçundan Verilen Mahkûmiyet Hükmü Yönünden
Gerekçe bölümünün (B-1) maddesinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemece verilen hükümde sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, temyiz sebeplerinin reddiyle HÜKMÜN, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
2. Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Verilen Mahkumiyet Hükmü Yönünden
Gerekçe bölümünün (B-2) maddesinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının (A-7) bendindeki ”5237 sayılı TCK nın 50/6 maddesi gereği C.Savcılığının tebliğine rağmen 30 gün içinde seçenek yaptırımın gereklerinin yerine getirilmesine başlanmaması veya başlanıp ta devam edilmemesi halinde kısa süreli hapis cezasının tamamen veya kısmen infazına karar verilebileceği ve bu kararın derhal infaz edilebileceğinin sanığa ihtarına” ibarelerinin çıkartılması suretiyle HÜKMÜN, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.11.2023 tarihinde karar verildi.