YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/16270
KARAR NO : 2021/22085
KARAR TARİHİ : 21.09.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
K A R A R
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Sanık hakkında … 5. Sulh Ceza Mahkemesinin 13/02/2012 tarih, 2010/2145 esas, 2012/458 sayılı kararıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği ancak bu kararın sanığın mahkemeye bildirdiği en son adresine gönderilip iade gelmesi üzerine MERNİS adresine öncelikle Tebligat Kanunu’nun 21/1. maddesine göre, tebligat yapılamaması halinde ise aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca tebliğ edilmesi gerekirken, sanığa Tebligat Kanununun 35. maddesi gereğince yapılan tebligatın usulsüz olduğu, bu nedenle kararın usulüne uygun olarak kesinleşmediği ve denetim süresinin işlemeye başlamadığının anlaşılması karşısında; Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 04/10/2018 tarihli ve 2017/8-952 esas, 2018/403 sayılı kararında da açıklandığı üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmemesi nedeniyle zamanaşımının durmayacağı, denetim süresi başlamadığı için de, bu süre içerisinde kasıtlı suç işlendiğinden bahsedilemeyeceği ve açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanması koşullarının bulunmadığı cihetle, Yerel Mahkemece verilen 19/04/2016 tarihli 2015/418 esas ve 2016/641 karar sayılı hükmün açıklanmasına ilişkin kararın hukuki değerden yoksun olduğu, hukuki değerden yoksun olan mahkumiyet kararının da dava zamanaşımını kesmeyeceği ve bu nedenle dava zamanaşımını kesen son işlemin, sanığın sorgusunun olduğu anlaşıldığından, sanığın 12/10/2011 tarihli sorgusuna göre, 5237 sayılı Kanunun 66/1-e maddesinde öngörülen 8 yıllık olağan dava zamanaşımının gerçekleştiği anlaşılmakla, sanık …’un temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmekle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca, tebliğnameye aykırı olarak, başkaca yönleri incelenmeyen HÜKMÜN BOZULMASINA ancak, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan sanık hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e. 66/2. ve CMK’nın 223/8. maddeleri gözetilerek DÜŞMESİNE, 21/09/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.